Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

8 Kasım 2014 Cumartesi

Şimdi tüm o hikayeler ne işe yarayacak?

Zamanında yemyeşil olan bu orman o ölüm makineleri ile yerle bir oldu.Yeşil yok artık, geriye sadece siyah kaldı. 

O ormanın upuzun ağaçları vardı. O kadar uzundular ki gökyüzü bile onlara uzak değildi. O kadar yüksektiler ki, tepesine ulaşabilen olsa, başka diyarlara uçardı.

O ormanın bir de kraliçesi vardı. Tek yaptığı hayal kurmaktı. Bir sabah uyandığında o koca orman ona yetmemeye başladı, ormanın öyküsü eski geldi, yenisini arzuladı. O koca ağaçların arasında yürümeye başladı, daha önce hiç gitmediği kadar uzaklara vardı. Ormanın azaldığı o lanetli noktaya vardığında karşısına güneş çıktı. Güneş onu selamladı; ikisi de birbirine yabancı. İkisi de birbirinin gözünü kamaştırdı. Oturup uzunca konuştular ve anlaşmaya vardılar. Güneş ona yol gösterecek, o da çok uzaklara gidecekti. Ama güneş pek de güvenilir bir rehber sayılmaz, kraliçe nereden bilecekti. Kraliçe o gün güneşle birlikte uzaklara yol aldı. Güneş bir doğdu, bir battı; yolun yarısında onu yolda bıraktı.

Sonra bir gün, günler sonra bir gün kraliçe anlatacak hikayeler ile geri döndü. Ama zamanında yemyeşil olan bu orman zebanilerin kullandığı ölüm makineleri ile yerle bir olmuştu, kraliçe nereden bilecekti. Şimdi tüm o hikayeler neye yarayacaktı?

Yeşil yok artık, geriye sadece siyah kaldı. Güneş yok artık, battı, bir daha doğmadı. Kimse yok artık, geriye sadece kendi kaldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder