Gelmeyin üstüme!
Ben hala hayallere sığınıyorum, rüyalarla koruyorum kendimi. Kendimi korumak için mantığım devreye giremiyor henüz, ben hala hayallere saklanıyorum korkularımdan.
Bağırmayın bana!
Ben hala beni terkedip gideceksiniz diye korkuyorum. Sizsiz yemeğimi yiyemem, kirlenirim, temizlenemem, üstümü dahi değiştiremem. Ben hala terk edeceksiniz de, öksüz-yetim kalacağım diye korkuyorum.
Geç kaldım. Hoş görün beni birazcık daha.
Büyeyeceğim söz.
Ama ben büyümedim daha.
Yağmur ıslatır,
Rüzgar üşütür.
Toprak kirletir.
Güneş yakar.
Bunları ezberlettiniz.
Kabul.
Ama bırakın az daha koşayım dışarıda.
Biraz daha...
Yağmur ıslatsın.
Rüzgar üşütsün
Güneş yaksın.
Bırakın da toprak kirletsin.
Çamura bulanayım azıcık daha.
Ya da,
ben balığı geri nehrine bırakın.
Bırakın da gideyim.
Beni böyle kabul etmiyorsanız.
İşim yok burada.
Siz terketmeden ben gideyim.
Küçük balık olup,
Yem olayım büyük balıklara.
Ama siz gene de bırakmayın beni daha.
Büyüyeceğim söz.
Azcık daha zaman verin bana!
Yazar burada yine benim hissettiklerimi yazmış adeta:) Eline sağlık.
YanıtlaSil