Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

8 Ocak 2017 Pazar

Yarın belki...

Uyu, belki de yarın olmaz. Tüm o soğukluğun o ağrıyı keser mi dersin? Korku diye sayıklıyordum ya bir ara. Korku kalmadı. Korku gidince hayal de kalmadı. Hayal gidince, bir şey de kalmadı. Bir ağrı ve sonsuz boşluk. Neye elimi atsam boşa çıkıyor, nereye yönelsem boşa çıkıyor. Onca sene, boşa geçmiş. Gerçekten boşa geçmiş. Elimde aylık bir kaç kuruştan başka hiçbir şey yok. Hiçbir şeye harcayamadığım bir kaç kuruştan başka...İstek yok, hiçbir şeye karşı.

Ha bir de öfke. Herkese, herşeye. Sadece öfke. Hep mi imkansızı istedim ben. Yoo, istemedim. Eminim imkansızı istemedim. Ufacık şeylere tatmin olmaya hazırdım. Gerçekten hazırdım. Sadece onlara bile ulaşmayı beceremedim. Şimdi de hiçbir şey istemiyorum. Sadece öfkemden kurtulmaktan başka birşey istemiyorum. Kabullenmek ve zamanın dolmasını beklemek...

Sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda mı? Sen iyi niyetli yaklaştın diye onlar sana zarar vermeyecek mi? Küçük bir çocuk gibi manipule edilmene izin verdin diye suç onlar da mı? Olmadıkları kişiler gibi davranmalarını beklemen kimin hatası? Kaldıramayacağın taşların altına eline sokmuşsun, canının yanması kimin hatası?

Kafamı kaldırıyorum. Dönüp baktığımda sadece bir ilüzyon. Kocaman bir ilüzyon. Sanki böyle bir deprem olmuş beni hep durup baktığım köşeden savurmuş. Şimdi herşey çok farklı açıdan görünüyor. En yakınım sandığım insanların bencilce davranışlarını yeni farkediyorum mesela. Aynı çatım altındakilerle paylaşabileceğim hiçbir şeyim kalmamış sanki. En yakınım dediklerimle geçmişim hiç olmamışken, gelecekte onlara ayırılacak yeri nereden, nasıl bulacağım ben şimdi?

Sadece öfke, tüm yerlerin sahibi. Sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda mı? Öfken kime?Uyu 'metalin' soğukluğu tüm o acıları söker belki, yarın sabah olmazsa? Acının kapladığı yer büyük lakin, değersiz, kıymetsiz, taşıdığına değmez. Kurduğun koca koca hayallerin altında ezildin kaldın. Sokmayacaktın elini tüm güçsüzlüğüne rağmen o taşların altına. Doldurmayacaktın hayatına aradığında bulamadığın yerlere saklananları. Atamıyorsun da şimdi, elini çekip kurtaramıyorsun da değil mi? İstediğin sadece koca bir boşluk, hayalsiz, korkusuz, öfkesiz, onu bile tamamen elde edemiyorsun. Hep mi imkansızı istedim? Gene mi? Silkinsem böyle dökülmez mi, kalmaz mı elimde sadece bir boşluk?

Yarın belki...

Düzelecek belki her şey, ama, sadece kendimle, sadece kendimle konuşarak, kendi elimden kendim tutarak, kendimce yazarak, sadece kendimle....