Steampunk nedir; Victoria dönemi, 1800'ler, elektriksiz bir dünya ama buhar teknolojisi üzerine gelişmiş bir teknoloji misal buharla çalışan bir bilgisayar, biraz tarih, biraz bilim kurgu ve bolca fantastik öge... Bunlarla ilgimi çekme olasılığı çok yüksek ama nedense şimdiye kadar alternatif bir moda akımı olarak karşıma çıktı bu tür, bir kitabı denk gelmedi. O sebeple konuya el atmaya karar verdim ve steampunk türünde yazılmış, Türkiye'de ulaşabileceğim ve okumak istediğim kitapların bir listesini hazırladım.
Yaylı Bacak Jack
Leviathan - Havadan Gelen Güç
Yıl 1914...
Arşidük Franz Ferdinand ve karısı henüz suikaste uğramıştır, politik entrikalar ve panik tüm bölgeyi kasıp kavurmaktadır.
Bunlar size tanıdık geliyor olabilir fakat bu çatışmadaki yanlışlar tarih derslerinizden hatırladıklarınızla tam olarak aynı değil. Bu dünyada, güçler iki karşıt felsefeye göre ayrılıyor. Ya kaderi karmaşık bir şekilde tasarlanmış insan dizaynı dişlilerle ve pistonlarla makineciliğe adamış bir Clanker'sınızdır. Ya da Charles Darwinin devrim yaratan buluşlarını çağdaş yaşama ulaşmak için bir adım ileriye götürerek canlı yaratıkları evrimleştirmeye başlayan bir Darwinistsinizdir. bunlar aslında kapak yazıları ama başlangıç için yeterli olabiler sanki?
Avusturya-Macaristan tahtının müstakbel vârisi Prens Aleksandar firardadır. Kendi halkı ona sırtını dönmüştür. Elinde kalan son şey eskimiş bir savaş makinesi ve sadık askerleridir.
Deryn Sharp İngiliz hava kuvvetlerinde bir erkek çocuğu kılığında görev yapan sıradan halktan biridir. Çok yetenekli bir havacıdır. Fakat sırrı sürekli ortaya çıkma tehlikesi altındadır.
Perdido Sokağı İstasyonu
Yeni Crobuzon, dünyanın merkezidir. İnsanlar, Tekraryapımlar ve esrarengiz ırklar, bu kentin kanatları altında yaşamlarını sürdürürler. Miskin miskin akan bir nehir, kenti ikiye böler. Fabrikalar, dökümhaneler, gecenin sessizliğini yırtar. Bin yıldan uzun zamandır, Parlamento ve onun acımasız milisleri, bölge ekonomisine hâkim olmuş, işçilere, sanatçılara, casuslara, askerlere, sihirbazlara, esrarkeş ve fahişelere kök söktürmüştür. Günün birinde, kente bir yabancı gelir. Cebinde altın külçeleri, kalbinde, gerçekleşmesi imkânsız bir isteği vardır. Ama bu arada kimsenin aklına gelmeyecek bir şey olur ve tamamen tesadüf eseri, o şey serbest kalır. Korkunç bir yaratık, bütün kente dehşet saçmaktadır. Milyonların kaderi hainlere, kaçaklara ve yeraltı dünyasının patronlarına bağlıdır artık. Gece olunca, bütün kentte bir sürek avı başlar.
The Clockwork Dagger
Türkçe'ye henüz çevrilmemiş, belki de (büyük ihtimal) hiç çevrilmeyecek ama ilginç görünüyor. E-book olarak edinmeyi düşünebilirim.