Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.
Murat Cemcir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Murat Cemcir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2013 Çarşamba

Hep aynı makara


Bir mühendisin hayallerin peşinden koşma hikayesi.

Oğuz Cemcir: Süt anneciğim izninizle ben kaçıyorum, niye? Hayallerimin peşinden koşucam çünkü. Bu.
..................
Üsküdara Giderken Bölüm 12, Park Sahnesi

Oğuz Cemcir ve Selçuk bankta Oğuz Cemcirin istifası üzerine konuşurlar;


-Selçuk: İlerde bende de böyle dengesizlikler olacak mı acaba ya?

-Oğuz Cemcir:  Ulan ne dengesizliği, hayallerimin peşinden koşacam ben, Erdem yaptı madem bende yapacam.

-S:  Anlat bakıyım neymiş hayallerin, belki bir faydamız dokunur.

-OC:  İşte o yok ya...Günlerdir düşünüyorum net bir hayal yok.

-S:  Nasıl yok ya? Hiç mi çocukluk hayalin yok? Ne olmak istiyordun çocukken.

-OC:  Futbolcu.

-S:  Geç.

-OC:  Rockstar

-S:   Allah bizi korumuş, başka?

-OC:  Oyuncu, dizi olur, film olur...

-S:  He, bak o olur ama sektör kötü herkes birbirinin kuyusunu kazıyor.

-OC:  Doğru söylüyorsun lan, o sektörden çok arkadaşım var, hep ağlıyorlar, hep ağlıyorlar, hiç bulaşmamayım ben ya. Astronot olaydım iyiydi ya, çocukken hep özenirdim lan

-S:  Napacan aya mı çıkıcan?

-OC:  Kadıköy taksim arası dolmuş çekicem abicim. Aya mı çıkıcan diyor ya, oğlum ne görev verirlerse onu yapıcam işte ya. Uzaya ilk çıkan Türk ben olacam belki. Düşünsene oğlum Oğuz Cemcir uzayda. Bu.

-S:  Oğlum bende onu diyorum işte. Ne iş verecekler, en fazla pilot olursun.

- OC:  Pilot diyor ya, astronot diyorum pilot diyor ya, ben kimle konuşuyorum, ne anlatıyorum, kime anlatıyorum yaaa.

-S:  Ulan Oğuz Cemcir, bu ülkedeki bütün inşaat mühendislerini pilot yaptılar, azıcık uğraşsalar senden bile pilot çıkarırlar.

-OC:  Bağırma bana, bağırma bana, artizlik yapma.

-Külhanbeyi: Gençler kaçmamız lazım.

Bu konuşma tüm türkiyedeki mühendislerin bir özetidir arkadaş, dizinin tamamı ise türkiyedeki mühendislik anlayışı ve iş sistemiyle topluca alay edilmesidir. Ben böyle cesurca yazılmış bir dizi daha da görmedimdi, adam bir bölümde açıkça cemaat ifadesini kullanarak sisteme giydirdi (bknz: "Ofis insanı da bir cemaatin üyesidir, ama senin düşündüğün manada değil liseli, ayrıca senin düşündüğün manada üyelik bir çok şirkete girmek için ön şarttır." repliği, ya da Oğuz Cemcirin kız bulma konusunda " Abilere mi açsam durumu, onlar bir kız bulsalar, bulurlar. Ama olmaz ya yıllardır aramıyorum adamları, aboneliklerimi de iptal ettirdim, ayıp olur" repliği)

Neden seviliyorsun selçuk aydemir, işte bu yüzden. Sen tüm üniversite mezunu sistem içinde ezilmişlerin halk kahramanısın. Uyuz olup, kıskanmak daha normal bir davranış olurdu belki ama sadece saygı duyuyorum, hep senin yerinde olmak istemiştim galiba. Bu ülkede erkek olaydım iyiydi.

19 Aralık 2012 Çarşamba

Ölecek miyim doktor?

Ben bu aralar şebelek bir şekilde etrafta sırıtarak, çok seviyorum bu santacruz'u diye dolaşmaya başladım gene ama iki gündür bir sallanıyoruz, korkuyorum şehir depremle yerle bir olacak diye benim yüzümden. Bildiğin lanetli miyim neyim. Ayakkabımı çok seviyorum dedim, ertesi gün mal gibi gittim kusmuğun üstüne bastım,tam ortasına critical hit, o kocaman kırk numara ayakkabının her noktasına temas etti, pantolonumu çok seviyorum diye sesli düşündüm ertesi gün durduk yere yağsız bir yemeğin yağı damladı, kullanılmaz halde yıkadım çıkmıyor, çiğ köfteyi çok seviyorum diye içimden geçirdimdi sabahına kendime hastanede buldum sonra ameliyatlar ameliyatlar, şu anda çiğ köfte görünce bile midem bulanıyor, tshirtimi çok seviyorum diye içimden geçirdim ertesi gün yıkadım mothercare'de satılacak boyutta şimdi, iki ay sonra nil giyer, bilgisayarımı çok seviyorum dedimdi ertesi gün saat başı kapanmaya başladı fanı göçtü daha da düzen tutmadı, arabamı çok seviyorum dedimdi sabahına bağajın orada kocaman bir yumruk büyüklüğünde çöküntü oluşmuş ya da hayvanın biri yumruk atmış, en sevdiğim gezegen platon dedim onu da gezegenlikten çıkardılar, zamanında bir açelya çiçeğim vardı bir aya yakın gün güzelce çiçekleriyle yaşayan bitki ne güzel çiçeğim var dememin sabahında güne ölü olarak başladı,  Murat Cemcir'i seviyorum galiba dedim ertesi bölüm herif kendini kanalizasyon çukurunda buldu (diziden çıkarırlarsa ilk san francisco-istanbul uçağına atlar, en yüksek fitteyken açar kapısını atarım kendimi aşağılara, bilete param çıkışmazsa golden gate bridgedan atarım lan kendimi) Daha böyle sıralarım yani biliyorum herkesin sevdiği şeylere kötü şeyler olmuştur ama işin en ilginci sevdiğimi farkettiğimin hemen ertesi gününde olması bunların. Kimseye nazarım değer mi değdi mi bilmiyorum, benim gözlemlediğim kadarıyla genelde kimseye nazarım değmedi, değiyorsa da çaktırmıyor insanlar, değdiyse kusuruma bakmayın istemeden oldu, (değdi mi hacılar değdiyse söyleyin o gücümü düşmanlarıma karşı silah olarak kullanayım) ama kendi kendime çok pis nazarım değiyor arkadaş, ne pis bir kendim varmış, başıma bela. Allah tüm dünyayı benim sevgimden sakınsın. (Gerçi insanlara zararım dokunmuyor, metaryal şeylere oluyor olan genelde.

Durum böyle olunca da korkuyorum ben şimdi, iyiyim, falan demeye. Kötüyüm deyince de bu sefer gerçekten inanıp depresyonun dibine vuruyorum, azcık böyle içkiye meyilli olsam alkolik olacam, sokaklarda sabahlayacam, ertesi gün üstüne bastığım kusmuk kendi kusmuğum olacak, o derece depresif oluyorum. Kurban olduğum rabbim ben nirvana'ya ulaşayım diye mi yapıyor bunları, dünyevi dertlerden, mutluluklardan, mallardan kurtulayım diye mi çözemedim, ama bu durumdan şüphelenmiyor da değilim. Kesin maddi hiç bir şeyi sevmeyeyim, nefsime hakim olayım, ne mutlu olayım, ne mutsuz olayım, mutluluk ve mutsuzluk fani şeyler, ben öbür tarafa hazırlanayım diye bana ilahi güçler müdahale ediyor. Alayım asa mı çöllere mi düşeyim, napayım ben, ağzımı burnumu kırayım yani, napayım ben, öleyim o zaman geleyim yanına, töbe tanrım. (bknz. Hüsnü Talil)