Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

21 Mart 2015 Cumartesi

Enigma

Ben Kiera Knightley'e katlanamıyorum, en son Anna Karanina'ya gitme gibi bir hata yaptıktan sonra kendime söz vermiştim, ben bu kadının hiçbir filmini daha da izlemem. Herkesin bayılarak izlediği Attonement gibi filmleri bile kadını görmeye dayanamadığımdan izleyememiş, yarım bırakmıştım. Ama arkadaşı kıramadığımdan gitmek zorunda kaldım, (ömrümde ilk defa bir insana hayır diyemiyorum, neden hala çözemedim.) Film öyle ahım şahım, muhteşem bir film değil. Ama gene de kendini izletmeyi başarıyor. Ayrıca ilk defa Kiera Knigtley bana itici görünmedi onu da buraya not edeyim. Ben filmden çok Alan Turing'in hayat hikayesine takıldım.

Turing'in kim olduğunu bir bilgisayar mühendisi olarak elbette biliyordum. Turing machine'i yapan bir bilim adamıydı işte. Yaşadığı hayat hiç umurumda olmadı. Ama filmde çizdikleri portre, ki doğruysa eğer, çok canımı yaktı. Hele o makinenin karşısında Christopher diye ağladığı sahne çok dokundu. Değer mi diye düşündüm. Gerçekten, şu yaşadığımız medeniyet o insanların acılarına değer mi? Çünkü dünyayı değiştiren buluşlar yapan adamların çoğu (hepsi?) büyük acılar çekmişler; ilk akla gelenler Da Vinci, Galileo... Sanki dünyayı döndürmek için bedel ödesinler diye seçilmiş, bir grup şansız azınlık gibiler.  Hiçbiri normal bir hayat yaşamamış. Hepsi çevrelerinden farklı oldukları için eziyetlere maruz kalmışlar. 

Bir insan ben büyünce mucit olacağım diye düşünüp, kendisini oraya yönlendiremez ki. Bir insan öyle doğar, herkesten farklı olarak. Ve lanet olsun ki, hiçbir toplum farklı olanı kabullenemez. Tanrı tarafından büyük bir cezayı çekmek için yeryüzüne gönderilmiş bir grup zavallı azınlık. 

Bilmiyorum, düşündüm ki dünya ömrü boyunca bilgisayar bilmese de olurdu, ben bu yazıyı kağıt üzerine yazmayı tercih ederim, kimsenin okumayacağı bir kağıt üzerine, Alan Turing'in o kadar canı yanmasa daha iyi olurdu diye düşündüm filmi izlerken. Düşündüm ki ileride bir çocuğum olursa eğer, "normal" olması için, farklı olmaması için elimden geleni yapacağım. İşte filmle bu kadar ilgilendim ben. Film aslında farklı olmaya bir övgü niteliğinde çekilmiş. Senaristi de zamanında farklı hissettiği için intahara kalkışmış bir adammış. Farklıyım diye üzülmeyin, farklarınızla dünyayı, insanların kaderini değiştirirsiniz gibi bir mesajı var filmin. Ama ben işte öyle yorumlayamadım, hiçbir insanın canı yanmamalı böylesine, dünya aynı kalsın daha iyi. Bence farklıysanız çok üzülün, mahvoldunuz demektir. Normal olmak, herkes gibi olmak lazım bu hayatta.

1 yorum:

  1. ben deli olmuştum okuldayken alan turing'i öğrendiğimde, ulan ne zorun vardı manyak herif bu lanet aleti icat ettin diye küfürler ediyordum. ama aynen bu filmi izledikten sonra çok içim acıdı. yani biz hakikaten hiçbir şey çekmiyormuşuz dedirtiyor insana. bu lanet olasıca dünya insanlar daha iyi bir yer olaymış bu güzel insanlar kim bilir daha ne mükemmel şeyler başarabilecek kim bilir ne güzel hayatlar yaşayabileceklermiş dedirtiyor.
    bugün de theory of everything'i izledim de, çok üzüldüm be.

    YanıtlaSil