Düşündümde fiziksel aktivite olarak en çok neyden zevk alıyorum? Kulağımda kulaklık serin havada yürümek. Çünkü kulaklıkla yürürken etrafımdaki hiç kimseyi görmüyorum, duymuyorum, hissetmiyorum, sadece rüzgarı hissediyorum. Kendi kendime bir dünya kurup orada istediğim hayali yaşayabiliyorum. Bir tür uyur gezerlik gibi... Koşmak ise ondan daha zevkli, zaten bebekler bile yürümeyi öğrenir öğrenmez deli gibi sürekli oradan oraya koşmuyorlar mı? Hem benim şikayetim hep kol ve bacak değil mi, bacaklar koşmayla düzelir, kollarada evde ağırlık çalışılır, kol için yapılacak tek şey tricep ve bicep zaten.
Ama Allah'tan yeterince hayal gücüm var. Koşarken kendimce hikayeler uyduruyorum. Henüz hikayeyi tam oturtamadım ama hikaye şöyle başladı. Zaman ortaçağ. Köyümüz yanmış. Ailem ve ben başka bir köye doğru yola çıkmışız. (Önce yavaş hızla yürüyorum) Daha sonra ise ormanın içinden kurt sesleri geliyor ve bir kaç kurt bizi farkediyor. Biz kaçmaya başlıyoruz. Ama ben yeterince hızlı koşamıyorum. (Nasıl koşabilirim ki, yıllarca spor yapmamışım, nefes nefese kaldım.) Hızlı koşamadığım arkada kalıyorum. Beni bırakın siz kendinizi kurtarın diye bağırıyorum. Ama kaçamıyorum. Ve kurtlar beni aralarına alıyor. O sırada ormanın derinliklerinden bir elf çıkıp geliyor....falan filan. Böyle böyle masallar uydurarak koşuyorum her gün. Hem hayal etmem kolaylaşsın diye de koşarken Spotify'dan şu listeyi dinliyorum. Misal Pang tam kaçma sahnesi müziği bence. Geçen de Let it Go dinliyordum misal, kendimi bir an Elsa sandım, kollarımı kaldırmalar falan... hayır korkuyorum mahallenin delisi sanacaklar. Ama ben çok eğleniyorum o bir gerçek. Böyle böyle günde yaklaşık 3 mil koşuyorum(yarısı koşu yarısı hızlı yürüme) ve bir haftada 1buçuk kilo verdim. Diyet de yapmıyorum sayılır, kadayıflar, bayram çikolatası eceler, börekler, dolmalar... hepsini yiyerek gitti. Şimdi ise sabırsızlıkla kar yağsın diye bekliyorum, bekliyorum ki biraz Elsa olarak koşayım etrafta.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder