Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.
22 Aralık 2012 Cumartesi
The Hobbit
Çok güzel olmuş çok da iyi olmuş da, filmden çıkarken çok mutsuz hissettim kendimi. Açlıktan karnı zil çalarken önüne atılmış küçücük bir simit parçasına bakan bir dilenci gibi hissettim, gerçi açlık nasıl birşeydir bilmem teşbihte hata olmaz, olduysa affola. Sanki diziyi en heyecanlı yerinde kesmişler gibi, gibi değil öyle, çok mutsuz oldum ben. Yetmedi bana, çıkışta daha fazlasına aç hissettim, bir dwarf gibi doyamadım. Görüntüler muhteşem, oyunculuklar muhteşem, hikaye zaten söylememe bile gerek yok da, senaryoda, konu akışında olmamış birşeyler vardı biliyorum belki benim açgözlülüğümden ama çok yavan gibi, sanki birşeyler eksik gibiydi, bilemedim.
Bir de Thorin oynayan oyuncunun sesi ne kadar da gerard butler'a benziyordu öyle, üstüne bir de gözler falan anımsatınca film boyunca dedim acaba makyajla değiştirdiler mi, gerard butler oynuyordu da ben bundan habersiz miydim diye düşündüm durdum.
Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim, isyanım var, film arası diye birşeyden nasıl haberleri olmaz bu insanların, beş dakikacık ara ya, hem oraya da reklam koyarsın, oh mis gibi maddi gelir, üç saatlik filmler var ara koyun şu filmlere, kim bilir hangi önemli sahneyi kaçırdım gene tuvalete gideceğim diye. Her izlediğim film biraz eksik benim için burada bu yüzden.
Kısaca hobbit için denebilcek tek birşey varsa o da, 14 insanın 3 saat boyunca yürüdüğüdür.
Neyse far over the misty mountains cold, we will wait just one year more.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder