Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.
19 Aralık 2012 Çarşamba
Ölecek miyim doktor?
Ben bu aralar şebelek bir şekilde etrafta sırıtarak, çok seviyorum bu santacruz'u diye dolaşmaya başladım gene ama iki gündür bir sallanıyoruz, korkuyorum şehir depremle yerle bir olacak diye benim yüzümden. Bildiğin lanetli miyim neyim. Ayakkabımı çok seviyorum dedim, ertesi gün mal gibi gittim kusmuğun üstüne bastım,tam ortasına critical hit, o kocaman kırk numara ayakkabının her noktasına temas etti, pantolonumu çok seviyorum diye sesli düşündüm ertesi gün durduk yere yağsız bir yemeğin yağı damladı, kullanılmaz halde yıkadım çıkmıyor, çiğ köfteyi çok seviyorum diye içimden geçirdimdi sabahına kendime hastanede buldum sonra ameliyatlar ameliyatlar, şu anda çiğ köfte görünce bile midem bulanıyor, tshirtimi çok seviyorum diye içimden geçirdim ertesi gün yıkadım mothercare'de satılacak boyutta şimdi, iki ay sonra nil giyer, bilgisayarımı çok seviyorum dedimdi ertesi gün saat başı kapanmaya başladı fanı göçtü daha da düzen tutmadı, arabamı çok seviyorum dedimdi sabahına bağajın orada kocaman bir yumruk büyüklüğünde çöküntü oluşmuş ya da hayvanın biri yumruk atmış, en sevdiğim gezegen platon dedim onu da gezegenlikten çıkardılar, zamanında bir açelya çiçeğim vardı bir aya yakın gün güzelce çiçekleriyle yaşayan bitki ne güzel çiçeğim var dememin sabahında güne ölü olarak başladı, Murat Cemcir'i seviyorum galiba dedim ertesi bölüm herif kendini kanalizasyon çukurunda buldu (diziden çıkarırlarsa ilk san francisco-istanbul uçağına atlar, en yüksek fitteyken açar kapısını atarım kendimi aşağılara, bilete param çıkışmazsa golden gate bridgedan atarım lan kendimi) Daha böyle sıralarım yani biliyorum herkesin sevdiği şeylere kötü şeyler olmuştur ama işin en ilginci sevdiğimi farkettiğimin hemen ertesi gününde olması bunların. Kimseye nazarım değer mi değdi mi bilmiyorum, benim gözlemlediğim kadarıyla genelde kimseye nazarım değmedi, değiyorsa da çaktırmıyor insanlar, değdiyse kusuruma bakmayın istemeden oldu, (değdi mi hacılar değdiyse söyleyin o gücümü düşmanlarıma karşı silah olarak kullanayım) ama kendi kendime çok pis nazarım değiyor arkadaş, ne pis bir kendim varmış, başıma bela. Allah tüm dünyayı benim sevgimden sakınsın. (Gerçi insanlara zararım dokunmuyor, metaryal şeylere oluyor olan genelde.
Durum böyle olunca da korkuyorum ben şimdi, iyiyim, falan demeye. Kötüyüm deyince de bu sefer gerçekten inanıp depresyonun dibine vuruyorum, azcık böyle içkiye meyilli olsam alkolik olacam, sokaklarda sabahlayacam, ertesi gün üstüne bastığım kusmuk kendi kusmuğum olacak, o derece depresif oluyorum. Kurban olduğum rabbim ben nirvana'ya ulaşayım diye mi yapıyor bunları, dünyevi dertlerden, mutluluklardan, mallardan kurtulayım diye mi çözemedim, ama bu durumdan şüphelenmiyor da değilim. Kesin maddi hiç bir şeyi sevmeyeyim, nefsime hakim olayım, ne mutlu olayım, ne mutsuz olayım, mutluluk ve mutsuzluk fani şeyler, ben öbür tarafa hazırlanayım diye bana ilahi güçler müdahale ediyor. Alayım asa mı çöllere mi düşeyim, napayım ben, ağzımı burnumu kırayım yani, napayım ben, öleyim o zaman geleyim yanına, töbe tanrım. (bknz. Hüsnü Talil)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder