Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

16 Kasım 2014 Pazar

Resim = Hiç Düşünce

Benim çocukluktan beri gelen bir resim tutkum vardır diye başlamayacağım, çünkü yok öyle bir şey. İlkokul ve ortaokulda bütün resimlerimi ablama yaptırmış bir insanım. En nefret ettiğim derslerin başında gelirdi. Resimlerim dağ, dere ve ev üçlüsünden öteye gitmiş değil. (Bir de resmi bayramlarda çizilen anıtkabir var tabi.) O kocaman 1000 m2 sayfayı doldurmaya çalışmak işkenceden beterdi benim için. Lisede resim seçmeli ders olunca arkama bakmadan kaçmış, üniversiten mezun oluncaya kadar da elime resimle ilgili hiçbir şey almamıştım. Sonra animasyon okuluna başvurma hayalleri, yetenek sınavı falan derken (yollayacaklarını varsayıyordum.) yeniden kendime A4 boyutlarında bir resim defteri ve bir kaç kara kalem almıştım. Kara kalem kadar iğrenç bir şey yok, her tarafa bulaşıyor, grimsi tonlar, hiç zevkli değil. Gene nefret ettim resim yapmaktan. Zaten okula da yollamadılar. O sayfa da böylece kapanmış oldu.

Taa ki bu yıla kadar. 

Yeğenimin kuru boyaları ile boyama yaparken çok garip bir şey keşfettim; Ben renkli renkli kuru boyalarla uğraşırken dünya duruyor. Beynim de en ufak düşünce bile yer edinemiyor. Tıpkı bayılmak gibi, sadece kocaman bir boşluk. Ben o kafaya ulaşmak için zamanında kendi kendime meditasyon gibi saatlerce "hiç düşünce, hiç düşünce..." diye sayıkladığım zamanları bilirim. Ama o kalemleri elime aldığımda o durum kendiliğinden oluşuveriyor. 

Hem şimdi resim defteri boyutumu da A5'e düşürdüm. 


Son zamanlarda yazmaktan korkuyorum. Yazarken yazdığım her şeyi beynimde tekrar tekrar yaşıyorum. Bittiğinde kendimi dünyanın en yorgun insanı gibi hissediyorum. Ama kuru boyalarla uğraşırken bittiğinde kendimi yeni uykudan uyanmış gibi hissediyorum. Biliyorum, yaptığım çoğu şey bir şeye benzemiyor, ama ona rağmen ben kendimi mutlu hissediyorum. Antidepresan gibi, ya da daha çok yok olmak gibi, tıpkı bayıldığın zaman hissettiğinden, her şeyden kaçmak işte. 

Ayrıca konu resim olunca utanma duygusu da ortadan kayboluyor. Normal şartlar altında böylesine başarısız şeyleri insan içine çıkarmamam lazım. Misal bazı yazdığım şeylerde kendimle gurur duyuyorum, yazı konusunda öyle narsist bir tarafım var, onları bile insan içine çıkarırken utanıyorum. Çoğunu daha bir Allah'ın kuluna okutmadım. Ama resimlerimde, garip bir şekilde, "baak, ne çizdim" diye dolaşıyorum etrafta. Tabi sonra akıl sağlığımdan endişelendiklerini gözlerinden okuyabiliyorum. "Zavallıcık çok sıkılıyor olmalı" diye düşündüklerinden eminim. Boyarken taşırıyorum, çizerken yamuk çiziyorum, detaylara hiç takılmıyorum, tüm kuralları hiçe sayıyorum, bazılarını Rüzgar yaptı sanıyorlar ama ben umursamıyorum. Resim detay işi, ben detaylara gelemiyorum, ama olsun, diyorum ya, resim yaparken hiç ama hiçbir şey düşünmüyorum zaten. 
Korkmayın canım, saçmalıklarımı ne zaman sizden sakladım ki şimdi saklayayım, azıcık da siz endişelenin. (hiç utanma kalmadı, yazık!) 

Yandaki yeşil gözler aynı Esra'nınkilere benzedi, birazdan da Jon Snow gözü çizecem. Esra, çıkar mısın bilinçaltımdan lütfen!!!

En çok köstebek ile Esmeralda'yı seviyorum <3 


Burada kalemlere göre biraz renk karıştırmayı denedim, düzgün karışmış görünenler Faber Castel (turkuaz ve kırmızı),  karışamamış duranlar Adel. 

Bunu da Rüzgar boyadı sandılar, halbuki ilk aquarelle kalem denememdi, işin içine su girince kontrolü kaybettim. (Haksız da sayılmazlar)

4 yorum:

  1. ehehe kendimi çok özel bir şey başarmış gibi hissediyorum sis, bilinçaltına sızmışım adeta kamp kurmuşum baksana yeşil gözler deyince kendininkileri değil de benimkileri düşünüyorsun:p
    hayır asıl diyeceğim çizme konusunda sıfır - gerçek anlamda ama öyle böyle değil sıfır - bir insan olarak bu yaptıkların bana çok hoş göründü ki şimdiye kadar cey'in gönül'ün çizdikleriyle karşı karşıya geldiğim için ve instagramda falan olsun güzel çizen insanları takip ettiğim için, ve dahası deviantart gibi bir yerde 4 yıla yakın yaşadığım için, azıcık da olsa estetik zevkim olduğuna kanaat getiriyorum ve diyorumki bunlar gerçekten güzel. hele ki sana hissettirdikleri daha da şahane. aklını böylesine rahatlatabilecek birşey, hem de zevkli birşey bulmuş olduğun için bile mutlu hissetmelisin. Hissediyorsun da öyle anlıyorum.
    Esmeralda'nı ailecek seviyoruz zaten, instagramda görmüştüm herhalde ilk demi. Bir de o şatoya hakikaten bayıldım boyası sulu birşeyler demişsin ben anlamam, ama çok hoş gösteriyor.
    tim burton big eyes diye film yapmış en son, o geldi aklıma şimdi ama alakası yok tabi :p

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim sis, o senin kendi güzelliğin :)) ya gözün şeklini de göze alarak senin gözlerine benzettim, Sulu dediğimde kuru boya kalem ama suyla karışınca sulu boyaya dönüşüyor. Bir görsen adamlar neler geliştirmiş, tabi bizim zamanımızda yoktu böyle şeyler :P

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, çizimleri çok beğendim, blog tasarımınızı çok beğendim. Keşif etkinliğine bıraktığınız yorum sayesinde tanıdım sizi. Bu tip etkinlikler sayesinde güzel bloglar keşfetme fırsatımız oluyor. Bana da beklerim.
    http://birguzellikhikayesi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel yorumlarınız için :)

      Sil