Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

23 Kasım 2014 Pazar

Kime naz yapacağım ben şimdi, deftere mi?

Uzun zamandır böylesine hasta olmamıştım. Kafamın içinde yoğun bir sıvı dengemi bozuyor. Bulduğu tüm açıklıklardan dışarı fırlıyor; gözlerim akıyor, burnum akıyor, kulaklarım dahi akıyor. Tam eski okul günlerindeki gibi, dışarısı karanlık ve buz gibi, sen hasta olmuş mandalina yiyorsun, uzandığın koltukta çizgi film izliyorsun. Uzun zamandır böylesine bir kış yaşamamıştım. Dışarısı çok soğuk. Böylesine bir kış yaşamadım çünkü soğuk olduğunda dışarı çıkmamak gibi bir seçeneğim vardı. Bugün soğuk evde oturacağım; yok öyle bir şansım şimdi. Normal şartlar altında en az 3 gün rapor alırdım. Ama işe başlayalı daha üç gün oldu, rapor da alamıyorum. Biri bakar da halime acır diye bekliyorum; "ay canım ne kadar kötü görünüyorsun, sen eve git de istirahat et" der diye umuyorum.

Ama boşa umuyorum. Çünkü annemin bile umurunda değilim. 2 gündür hastayım, bir sıcak bir şey getirmedi ki içeyim. Yamyaş(?), yağmurdan ıslanmış şekilde eve girdim, şemsiyeni almıyorsun diye söylenmedi bile. Benimle kimse ilgilenmiyor. Halbuki çocukken öyle miydi? "Takmadın şapkayı hasta oldun" diye söylene söylene zorla ağzıma bir şeyler tıkardı. Şimdi bir de bana iş buyuruyor. Hastalığımı burun silerek geçirilen nezlelerden sanıyor, ayakta durabiliyorum, şikayet etmiyorum diye mi?

Burnumu siliyorum geçmiyor anne. Benim biraz ilgiye ihtiyacım var. Grip naz yapmadan geçmiyor ki. Dün bir şeyim yokmuş gibi kendime defter almaya gittim diye mi inanmıyor hastalığıma? Ayakta durup gezmelere gidebiliyorsa benim ilgime ihtiyacı yok diye mi düşünüyor acaba? Halbuki ben o defteri ilgiye ihtiyacım var diye aldım. Baktım kimse beni dinlemiyor, yazarım ben de, ona anlatırım diye aldım o defteri.
Gücüm olmamasına rağmen etrafta dolaşıyorum çünkü durursam düşerim. Bir durayım, hem de öyle bir düşerim ki! Bisikletle gitmek gibi. Durunca düşerim! Gücüm yok ama ayakta durmak zorundayım. Ondan bir şey yokmuş gibi dolaşıp duruyorum, hasta olmadığımdan değil.
Şikayet etmiyorsam canım yanmadığından değil. Çünkü bir ağlarsam daha da susamam. İçim çıkana kadar ağlarım. Doğduğumda ağlayamadıklarımı dahi şimdi  ağlarım. Sıvı kaybından hastaneye kaldırırsınız, öyle ağlarım. Bir kelime kaçsa ağzımdan arkası gelir, ondan şikayet etmiyorum. Hasta olmadığımdan değil.

Siz ilgilenmeyin daha benimle. Kime naz yapayım ben şimdi, deftere mi?

Hem sadece burnumu değil, bana dair ne var ne yok, her şeyi de siliyorum hiçbir şey geçmiyor!

Tanrım neyim var benim? Neden kimse benimle ilgilenmiyor? Ölecek miyim yoksa? Ama ben ölmek istemiyorum ki! Daha başınıza açacak işlerim var benim. Neden kimse beni iyileştirmeye çalışmıyor?

Tanrım, gerçekten, neyim var benim?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder