Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

29 Kasım 2014 Cumartesi

Büyümeye ağıt

Ben hala o çocuğum. Siz anlamayın daha.Büyüyemedim ben. Büyümek için daha zamana ihtiyacım var. Siz de sabır kalmadı farkındayım ama benim büyümek için daha çok zamana ihtiyacım var. Odamın içinde bebeklerim, kalemlerim...Ben neden o resimleri çiziyorum sanıyorsunuz. Ya da ben neden o oyuncakları örüyorum kendime. Çığlık atıyorum. Duymayın siz hala. Büyümedim ben daha!
Gelmeyin üstüme!
Ben hala hayallere sığınıyorum, rüyalarla koruyorum kendimi. Kendimi korumak için mantığım devreye giremiyor henüz, ben hala hayallere saklanıyorum korkularımdan.
Bağırmayın bana!
Ben hala beni terkedip gideceksiniz diye korkuyorum. Sizsiz yemeğimi yiyemem, kirlenirim, temizlenemem, üstümü dahi değiştiremem. Ben hala terk edeceksiniz de, öksüz-yetim kalacağım diye korkuyorum.
Geç kaldım. Hoş görün beni birazcık daha.
Büyeyeceğim söz.
Ama ben büyümedim daha.
Yağmur ıslatır,
Rüzgar üşütür.
Toprak kirletir.
Güneş yakar.
Bunları ezberlettiniz.
Kabul.
Ama bırakın az daha koşayım dışarıda.
Biraz daha...
Yağmur ıslatsın.
Rüzgar üşütsün
Güneş yaksın.
Bırakın da toprak kirletsin.
Çamura bulanayım azıcık daha.
Ya da,
ben balığı geri nehrine bırakın.
Bırakın da gideyim.
Beni böyle kabul etmiyorsanız.
İşim yok burada.
Siz terketmeden ben gideyim.
Küçük balık olup,
Yem olayım büyük balıklara.
Ama siz gene de bırakmayın beni daha.
Büyüyeceğim söz.
Azcık daha zaman verin bana!

1 yorum:

  1. Yazar burada yine benim hissettiklerimi yazmış adeta:) Eline sağlık.

    YanıtlaSil