Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

12 Aralık 2014 Cuma

Kapılara bakıyorum...

Kapılara bakıyorum, kapılara yaklaşıyorum, kapıları tanımıyorum, kapıları arıyorum, kapılar görüyorum, kapılardan kaçıyorum, kapılar, kapılar, kapılar...Kapılara yakın yaşıyorum!

Biliyorum, gitmemi hiç istemediğin o yola saptım. Benim için planların bambaşkaydı. Benim için bunu hayal etmemiştin. Benden bunu hiç beklememiştin. Hep başka türlüsünü istemiştin. Hiç istemediğin o yola gene saptım. Umarım affedilirim. Ama geçmiş geçmiştir, gelecek gelecek.

Ama şu an yok!

Şu anı çözemiyorum. Şu an hayallerle sislenmiş; görüntüler yok, detaylar yok, ilerisi yok, gerisi yok! Şu an yok. Yarı uyanık. Hatta neredeyse ölü. İçimde bilinçsizce hayatta kalmaya çabalayan bir hayvan var. Nerede olduğunun farkında değil. Sadece umutsuzca karşısındaki parmaklıklara saldırıyor. Sonra duruyor, sonra saldırıyor, sonra duruyor, saldırıyor, duruyor... Nerede olduğunu hiç bilmiyor.

Nerede olduğumu bilmiyorum. Kendimi her geçen gün daha da ufalmış hissediyorum. Kapılara bakıyorum. Bu gördüğüm kaçıncı kapı? Tanrım bu seferki nerenin kapısı? Bilmiyorum! Gene yabancı bir yer. Her yerde yabancılar cirit atıyor. Gene ben yabancı! Niye bu kadar insafsızsınız. Ölüyorum. Yabancılar içinde ölüyorum. Kafamı kaldırdığımda karşıma çıkan her kapı yabancı. Sadece o parmaklıklar aynı! O parmaklıklar hep aynı. İçimde umutsuzca hayata tutunmaya çabalayan bir hayvan; çaresizce önündeki parmaklıkları kırmaya çabalıyor. Nerede olduğunu asla öğrenemeyecek.

Girmemi istemediğin o yola gene saptım. Umarım affedersin. Parmaklıklara çarpa çarpa ölüyorsun. Umarım affedersin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder