İlk önce yanından geçtiğim saksı durduk yere kendini masadan aşağı bırakıp parçalandı. Resmen un ufak oldu. Her taraf saksı parçası ve toprağa bulandı. Allahtan ablam evdeydi, yoksa ben o pisliğin içinden nasıl çıkardım bilmiyorum. Allahtan annem evde değildi, yoksa beni fena paylardı.
Bu olayın üzerinden bir kaç saat geçti geçmedi, başım dönmeye, kalbim vücudumdan dışarı fırlayacakmış gibi atmaya başladı. Nasıl bir olaydır çözemedim ama iki saat yatarak anca kendime gelebildim. Kalkıp bir yeşil çay içeyim diye kendimi mutfağa attım. Sıcacık çayımı aldım, oturdum. Durduk yere bardak elimden kayıp kaynar çay üstüme döküldü. Bacağım deli gibi acıyor, umarım su toplamaz.
Az önce de mutfağa su içmeye gittim. Bardakların olduğu dolabı açmamla yukarıdan bir bardağın kafama düşmesi bir oldu. Daha sonra kafamdan sekip, tezgahın üstündeki tabağın üstüne düştü. Tabak parça etkili bir bomba gibi etrafa saçıldı. Tanrım, gecenin bir yarısı herkes uyuyor, süpürgeyi de çalıştıramıyorum. Her taraf minik minik cam parçası. Toplayabildiğim kadarını elimle topladım ve şimdi odama saklandım. Kapımı kilitledim. Bir daha çıkmayacağım odamdan. Evet, şimdi yatıp uyuyorum. Odayı geçtim, bir daha yataktan da hiç çıkmayacağım. Yoksa benim ya da çevremdeki birilerinin başına çok kötü şeyler gelecek. Tanrım, kesin birilerinin elinde voodoo bebeğim var.
Çok korkuyorum.
Allah'ım neler oluyor böyle?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder