Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

7 Ekim 2014 Salı

Tanrım diye düşündüm ilk defa.

İlk defa, Tanrım dedim; bıraksınlar beni artık
...
Dayanamadım, vazgeçiyorum.Bu görev için yetiştirilmedim. Özel eğitimden geçirmeleri gerekirdi beni. Beni iyi korumaları gerekirdi. Derimin ince olduğunu, güneşe dayanamayacağımı bilmeliydiler. Kusurlarımı hoş görüyle karşılasalardı. Sekiz kat elbisem olmalıydı. Ellerim terlememeliydi, gömleklerim ütülü, ayakkabılarım boyalı olmalıydı. Ben ortaçağda yaşamalıydım. Sabahları, Montaigne gibi oda orkestralarıyla uyandırılmalıydım. Özel eğitmenler eşliğinde yetiştirilmeliydim. Bu konuda sekiz yüz yirmi dokuz sayılı kanuna ek kararname çıkarılmalıydı...

Bütün önemli kişilerin muhafızları var: Ben yalnız bırakılmamalıydım.Yalnız istemesini biliyorsunuz. Ne istiyorsunuz benden? Burhan'a dergiyi çıkarması için yardım etmedim mi? Onun yerine sabahlara kadar oturup yazı yazmadım mı? Güner'in projesini oturup çizmedim mi? Karşılık olarak on lira verdiği zaman ayıp olmasın diye almadım mı? Annem üzülmesin diye kendime bir oda bile tutmadan on yıl o iç karartıcı odamda yaşamadım mı? Babam benimle övünsün diye can sıkıntımı yürürlükten kaldırıp üniversiteyi bitirmedim mi? Her sözünüze başımı sallamadım mı? Neymiş efendim hiçbir işin sonunu getirememişim.Siz başlamayı bile göze almadınız. Benimle içinizden gelerek hangi yaşantıma katıldınız? Benimle yaşanmazmış? Ne biliyorsunuz? Ben bile kendimle yaşayamamışım. Bu sözünüze gülmek isterdim. Metin gibi acı acı gülmek isterdim. Neden başaramayacak birine bu görevi verdiniz o halde. Neden içimi böyle arzularla doldurdunuz. Alacağınız olsun. Bu dünyaya bir daha gelişimde, ikinci gelişimde bütün borçlarımı ödeyeceğim. Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar  ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün. 
...
Selim Işık

ya da ben farketmez. Ama duyduğuma göre bundan sonra insanların Selim Işık olmasına izin vermiyorlarmış. Tüm Selim Işıklar kapılmış, bana yer kalmamış. Bu saatten sonra Selim olduğunu iddia edenleri küçük görüyorlarmış. Halbuki bıraksalardı ne de güzel Selim olurdum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder