Çok yazasım geliyor son günlerde, ama ne yazacağımı bulamıyorum bu
sefer de. Az önce beynimde sarımsakla ilgili en aşağı 2 paragraf yazı metni
oluşturdum, istemsiz. İnsan sarımsakla ilgili yazı yazar mı? Beynimin içinden
geçen her düşünceyi dışarı salasım geliyor. Gerçekten öyle düşünüp düşünmediğim
önemli değil, o an geliyor ya o düşünceler aklıma, içimde kalırsa patlarmışım
gibi. Bit pazarına döndü beynim, bir sürü şey var ama hiç birinin kıymeti yok.
Tutunamayanları okumak hiç iyi gelmedi
bana. Selim içindekileri dışarı vuramadığı için ölmüştü. Korkuyorum anlaşılan ben
de. Ölümcül hastalığa yakalananların orada burada ne kadar ot, koca karı ilacı
varsa denemesi gibi benim halimde galiba; ne kadar işe yaramaz şey varsa ben de
ona yapışıyorum. Herkese her düşündüğümü söylemekten de öte, herkese o an
aklıma gelmiş her düşünceyi haykırasım geliyor. Kötüsü çoğu zaman gerçekten de
öyle düşünmüyorum, sadece aklımda anlık beliriveren düşünceler oluyor. Herkes de
olmaz mı öyle, bazen inandıklarınıza tamamen ters bir düşünce beliriverir
kafanızda ve onları gerçek düşüncelerinizle karıştırıverirsiniz o anda... Onları bile içimde tutmakta
zorlanıyorum, sonra pişman oluyorum. Düşünmeden çok konuşuyorum. Hani ben hep susardım?
Sonra inandıklarımı da paylaşıyorum, o
daha kötü. Sizin heyecanla anlattığınız şeyleri karşınızdaki insanların sıkıcı
bir masalmış gibi bayık gözlerle, komikmiş gibi alaycı bir ifadeyle dinlemesi. Hayır beklemiyorum benim gibi
heyecanlansınlar ama o an gözümdeki parıltıyı bile söndürecek derecede bu ilgilizlik neden? Çocuk muyum ki ben, büyüyünce astronot olacağım demişim gibi bakıyorsunuz? Diyorum o zaman "zaten hangi yaşantıma içinizden
gelerek katıldınız ki?" Her duruma 'Tutunamayanlar'dan bir söz buluyorum.
Daha önceden çok tutmuş bir filmin kalitesiz dizi versiyonunu yaşamak gibi.
Sadece bir şeye susuyorum; Bir gün bir şey
oluyor, teker teker insanlara küsmeye başlıyorum. Sonra zaman geçiyor, onlar
daha küstüğümü bile fark etmeden ben kendi kendime geri barışıyorum.
Kırılıyorum, inciniyorum ses etmiyorum. Beni kırdılarsa konuşmam bir daha
diyorum, söylemenin faydası ne? Sonra günler geçiyor, yok ya diyorum, ben
abarttım diyorum, herkes seninle ne diye uğraşsın diyorum, sen hatalısın
diyorum. Görmezden geliyorum.
Yok, yok bir sorun, diye diye
hepsini, her şeyi bir halının altına süpürür gibi yok sayıyorum. Üstelik ben
önceden de oraya baya bir şey süpürüp saklamışım. Kocaman bir kabartı oluştu
orada. Sığmadıklarında, herşey etrafa saçıldığında ne yapacağım hiç bilmiyorum.
Halbuki ben onları hep süpürdüm temizledim sanıyordum, sanıyordum ki ben bana yapılan olumsuzlukları unuturum. Unutmuyormuşum işte. A şahsının ben daha 5 yaşımdayken attığı bir bakış; 27 yaşımdaki bana aynı bakışı attığında, hissettirdiği tüm duygularla birlikte, bir anda hafızamda beliriveriyor. Yıllarca hiçbir şey yokmuş gibi takıldığım kişinin bundan 7 yıl önce hissettirdiklerini bugün yaptığı başka bir davranışta yeniden görüyorum, 7 yıl önce hissettiklerime o kişinin bir de bugün hissettirdiklerini ekliyorum, eskiler eksilmiyor, hep çoğalıyor. Kin tuttuğumdan değil ha, elime fırsat geçince intikamımı alırım diye de değil, ben kimsenin canını isteyerek yakamam zaten, hiç bir insanın benim yüzümden acı çekmesine katlanamıyorum, kimsenin hüznünün sorumluluğunu taşıyamam, o kadar güçlü değilim. Sadece artık güvenemiyorum, her yeni olayla biraz daha eksiliyor, affedemiyorum, unutamıyorum. Halının altında tozlar artık gizlenemeyecek kadar çoğalıyor. Selim de
unutmamış zaten hiçbirini. Tozlar etrafına saçıldığında hasta oldu o,
tedavisini de kendi yaptı. Ben ne yaparım acaba?
Güvenemediğim insanlara susardım eskiden, şimdi nasıl oluyor da her düşüncemi söyleyebiliyor, her şeyi anlatabiliyorum. Ne yaptığımı biliyor muyum ki acaba ben?
Güvenemediğim insanlara susardım eskiden, şimdi nasıl oluyor da her düşüncemi söyleyebiliyor, her şeyi anlatabiliyorum. Ne yaptığımı biliyor muyum ki acaba ben?
Yazmasınlar böyle kitaplar.
Yayınlamasınlar, satmasınlar. Zaten tutunanlar sevmiyor, okuyamıyor,
tutunamayanlar ise iyice kendilerini bırakıyor. Kime yararı var? Üç aydır aynı
kitabı dönüp dolaşıp okuyorum, ne anlamı var bunun?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder