Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

5 Eylül 2012 Çarşamba

Bilge Adamın Korkusu

Spoiler Alert

“Her bilge adamın korktuğu üç şey vardır: fırtınalı bir deniz, aysız bir gece ve yumuşak başlı birinin öfkesi”
İlk olarak kitabı elime alınca büyük bir şok yaşadığımı belirtmeden geçemeyeceğim. Sebebide kargoyla gelen kutudan çıkan 1142 sayfadan oluşan devasa boyutlarda bir kitap ve ayrıca öyle bol boşluklu büyük fontlu da yazılmamış kitap. ( İç ses “ooo 3 ayda biter artık “).
Kitapta Kvothe bir efsaneye dönüşme yolundaki hikâyesine kaldığı yerden devam ediyor. Kitapta Kvothe gene üniversite’de boğuştuğu harç ödeme sorunları, Üniversitede ki düşmanı Ambrosse ile yaşadığı çekişmeleri anlatarak başlıyor hikâyeye. Daha sonra yaşadığı sorunlardan dolayı üniversiteye ara veren karakterimiz, kendisinin müzik yeteneğinden faydalanmak isteyen ülkenin en güçlüsü Vintas’lı Maer’in sarayanı gidiyor.  Maer’in hizmetinde çalışırken saray entrikaları ve aşkları olsun, sarayın dışında ki haydut problemi olsun Kvothe birçok sorunu çözerek Maer’in gözüne giriyor. Tabi ki Bu sırada da Denna ile karmaşık ilişkisi gelişrerek devam ediyor.
Aslında kitabı, üniversite, Maer’in sarayı, haydutların peşinde ve Adema kasabasında diye dört bölümde incelemek daha faydalı olur gibi.
İlk bölüm üniversitede geçirdiği zaman ki bence çok gereksiz bir bölüm olmuş. Tüm bu kısımda anlatılan herşey birinci kitap’ta anlatılabilirdi böylece kaldırmakta bile zorlandığım devasa bir kitaba dönüşmemiş olurdu. 
İkinci bölüm ise Maer’in sarayında geçirdiği zamanı içeriyor. Okurken en keyif aldığım bölümdü diyebilirim. Belkide en fazla entrikanın bu bölümde geçmesinden dolayı en çok bu kısmı sevdim.


Üçüncü bölüm ise haydutların peşinde ormanda geçirdiği vakitti ve bence kitabın en gereksiz kısmıydı. Sadece 30 sayfada anlatacağı şeyi sırf yoldaşlarından biri olan Adema’yı tanıtmak ve ilerleyen sayfalarda geçecek olaylara altyapı oluşturmak amacıyla sayfalarca anlatması biraz gereksiz olmuş. Haydutların peşinde gezindiği sırada da , erkeklerin başını döndüren, bir peri olan felurianla karşılar.Kvothe’nin kendi deyimiyle Felurian’la bir gece geçirir ve hem canına hem de aklına mukayyet olabilir.Bu kısımda biraz fazla uzun tutulmuş gibi geldi bana ama okurken hiç sıkılmadım sadece kitabı bitirmem açısından birkaç günü daha uzattı okuma sürecini.
Diğer bölüm ise Ademre kasabasında geçmekte. Yol arkadaşı Adema’dan öğrendiği şeyler başına bela olur ve Ademalardan canını kurtarmak, onların savaş sanatını öğrenmek zorunda kalır. Gayet ilginç bir kültür yaratıp güzel bir şekilde işlemiş yazar bu kısımda.
Sonuç olarak yazar Rothfuss gene harika bir iş çıkarmış bu kitapta da. Büyük bir merak içinde o devasa kitabı göz açıp kapatıncaya kadar bitirdim. Tek bir sorunu vardı gereğinden fazla uzun yazılmıştı. Galiba editöre hiç sunulmadan direk baskıya yollanmış ya da nasıl bir editörle çalışıyorsa üçüncü kitapta değiştirir umarım çünkü kült olabilecek bir seriyken,  iyi bir hikayeye sahip başka bir fantastik kitap olarak anılması çok yazık olur.
NOT: Kitap bittikten sonra farkettim ki birinci ve ikinci kitabın arkasında yer alan tanıtım yazısının ne kadar fazla spoiler içeriyormuş öyle. Rothfuss az susaymışsın da biz okusaymışız önce kitabı diyip kendi verdiğim spoilerları hiç saymıyorum. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder