Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

9 Kasım 2013 Cumartesi

THOR - Karanlık Dünya, IMAX deneyimi

**Sıpoylır falan yok rahat rahat okuyun kuzucuklarım...Daha çok sinema salonunda bahsedeceğim.


Thor'un ikinci filmi ilk filminden on kat daha muhteşem olmuş diyerek başlamak istiyorum. Eğer istediğiniz sinemada bir görsel şölense kaçırmayın derim. Ben çok beğendim. Gerçi bu aralar her şeyi beğeniyorum ama...dedim ya birşeyler çok yanlış diye

Neyse asıl değinmek istediğin konuya geçelim.

 IMAX deneyiminin diğer üç boyut teknolojilerden farklı olduğu malumunuz. Şahsen ben eğer film IMAX değilse mümkün olduğunca üç boyuttan uzak durmaya çalışıyorum. Misal Kentpark'taki sinemada kullanılan Xpand 3d, dünya üzerindeki son sinema olarak kalsa da gitmem. Oturur cep telefonumun minicik ekranından izlerim, o minicik ekran bile ondan daha kaliteli bir sinema deneyimi sunar,eminim. Neredeyse bütün cinemaximum sinemalarında olan RealD 3D ise, orta halli bir üç boyut deneyimi sunuyor, mecburiyet tercih edilebilir bir durum. Ama üç boyutlu filmlerde (animasyon demiyorum, onlar farklı bir katagori) gözlüğün ekrandaki parlaklığı azaltıp, bulanık bir görüntü oluşturmasından hoşlanmıyorum. Zaten animasyon miktarı az filmlerde üç boyutun bir anlamı kalmıyor, izlediğimiz şey ne kadar uğraşsalar da üç boyutlu gibi olmuyor. O sebeple olabildiğince uzak duruyorum üç boyutlu filmlerden. Ama gel gelelim konu IMAX ise akan sular duruyor. Ankara'da IMAX sadece Ankamall'de var ve her ne kadar diğer sinemalardan eski ve diğer teknolojilerden baya pahalı olsa da, üç boyutlu film izleyeceksem onu tercih ediyorum. Çünkü kendilerinin de dediği gibi ;
 "See a movie or be part of one"

Bu iddialarında haksız sayılmazlar. Bu teknolojinin öyle bir etkisi var ki, üç boyutlu bir film izlemiyor olsanız bile o salonda izlediğiniz filmlerin ister istemez bir parçası gibi hissediyorsunuz. Hele bir de bol miktarda animasyon varsa, kendinizi o dünyanın içinde bulmamamanız imkansız. Tabi iyice içine girecem filmin diye gidip de önlerden seçmeyin koltuklarınızı benim gibi. Yoksa biraz gereğinden fazla giriyorsunuz filmin içine.

Yüzyıllık sinema seyircisi olarak, hala çözemedim bir filmi nerede izlemem gerektiğini. Hemen atlamayın "taabiiiikiii arkadan şapşal" diye. Tabi ki arkadan değil işte. Eğer salon büyükse arkada olmak perdeden çok uzak kalmaya sebep oluyor. Bir de arkada olmaktan dolayı ön koltuklar doldukça, perdede insan kafaları görmek gerçekten sinir bozucu olabiliyor. O sebeple ben mümkün olduğunca önümde insan oturma ihtimali düşük yerleri yani ortaları seçmeye çalışıyorum.

Ama bazen bu perdeye fazla yakın olmak sorununu doğurabiliyor. THOR'da olduğu gibi. İzlerken kendimi Asgard'da bir karınca gibi hissettim. Evet filmin bir parçası olduk lakin, daha büyük bir parçası olmayı tercih ederdim. O sebeple not alıyorum, eğer salon IMAX ise olabildiğince uzaklaş perdeden. Karar verdim, her sinemanın salon boyutunu ezberleyeceğim artık, ona göre tercih yapacağım bundan böyle. Sonra yok çok uzak oldu, yok çok yakın oldu derdi olmadan keyfini çıkaracağım.

Filme gelecek olursak, ben çok beğendim. Bazı yerlerde komiklik yapacağız diye kasmamış olmalarını tercih ederdim açıkcası. Eğer beylik laflar, muhteşem bir olay örgüsü beklemiyorsanız ve bir süperkahraman filmi izleyeceğinizi kabul ederek giderseniz, çok memnun kalırsınız. Karşınızda tam bir görsel şölen olacak çünkü.

Ayrıca sinemada izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum, bilgisayarınızın ekranından aynı tada ulaşmanız zor gibi.

Bir de Loki için ayrı bir film çekerlerse çok mutlu olacağım. Biz Loki'yi çok sevdik, Marvel bizden yana dursun...


Not: resimler ilk filmden diye artizlik yapmayın, bunu sevdik bunu koyduk.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder