Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

28 Haziran 2013 Cuma

Mama



Ocak ayında gösterimdeyken izlemek isteyip de oralarda bir başıma ya korkarsam diye cesaret edemediğim bir filmdi. Sonuçta korksam sıçtım, gidip de koynuna girilecek bir mama yoktu. Ama Jessica Chastain'i New York'ta iki adım önümde tiyatro sahnesinde izledikten sonra, mutlaka izlemem gerekiyordu bu filmi. Bir de bonus olarak kral katilimiz Jamie de baş rolde olunca kaçırmak olmazdı. Korkunca yanına gidip yatabileceğim Mama sorunu hallettiğim için de en sonunda bir cesaret izlemeye karar verdim. İyi ki de izlemişim. Son üç yıldır izlediğim onca film arasında benim için Maymunlar Cehennemi Başlangıç'tan sonra ikinci sıraya yükseldi. Korku film kültürü pek gelişkin biri olmayan biri olarak açıkçası o tür içinde değerlendirmesini yapamayacağım, gerçi korku filmi klişeleri ne biliyorum ve bu filmde de vardı onu gözlemledim, ama izlediğim en başarılı korku filmlerinden biriydi diyebilirim.

Konusuna gelecek olursak, daha küçücük bir çocukken bir kulübede babalarıyla kaybolan ve babalarının yok olması sonucu 5 yıl ormandaki kulübede yapayalnız yaşayan Victoria ve Lily'nin, amcaları tarafından bulunup, rockçı yenge ile birlikte büyütülmeleri ile başlıyor hikaye. 5 yıl boyunca ormanda iki küçücük kızın (2 ve 5 yaş civarı) nasıl hayatta kaldıkları ise çok büyük sır.(Sır değil de sır diyelim sıpoylır vermeyelim). Sürekli bahsettikleri Mama yani Anne kim? Çocukların garip davranışlarının sebebi sanıldığının aksine ormanda yapayalnız yaşamaları değil, bambaşka bir şeydir. Gerisini anlatmıyorum, sıpoylır olacak.

Filminden az çok etkilenme ihtimalimi göz önünde bulundurarak gündüz vakti izlemeye karar vermiştim. İlk on dakikasını izledikten sonra bırakıp, işler güçler gezmeler derken ancak akşam geri döndüm. Akşam dediysem gecenin 12'si. Aslında izlemeyip yarın sabaha bırakmak istiyordum ama  ilk on dakikası bile çok meraklandırdığı için kendime engel olamayıp, gecenin bir yarısı izlemeye başladım. Bir de bilgisayarın ses sisteminden dolayı filmi kulaklıkla izleyince değmeyin korkuma.  Bunu kesinlikle evde denemeyin. Gerçekten korkunç bir film. Eğer erkek olsam kız arkadaşıma yüzde yüz izlettirirdim yani gerisini siz düşünün. Filmin en az 10 yerinde Signs'da uzaylı görmüş Joaquin tepkisi verdim. Abartmıyorum, birebir aynı. Hele bir rüya sahnesi var ki, tey yavrum tey...


Özellikle belirsizliğin had safhaya çıktığı, filmin ortaları beni cidden etkiledi. İki küçük kıza da sempati duymamak elde değil, resmen bağlantı kurdum. Üstüne de endişeli endişeli karakterlere, "yapmaa! gitme oraya! açmaa! ohh yoooo!" şeklinde babaanneye bağlayıp konuşmaya da başladım mı? Arada korkudan kulaklıkları çıkarmasam, çok daha büyük travmalar yaşayabilirdim. Bir insanın kendisini kaptırması gereken en son tür olan korku filmine gecenin bir yarısı herkes uyurken böyle dalmak bir çeşit intihar resmen. Gerçekten evde yalnız denemeyin. Ya da gündüz tüm dünya uyanıkken izleyin.

Neyse Allah'tan yönetmen acımış da güzel bağlamış filmi yoksa eminin 1 ay boyunca tek başıma tuvalete bile gidemeyecektim. Korkunun had safhalarında gezdikten sonra drama bağlayınca olayı en sonunda ağlayarak filme veda ettim. Ama itiraf ediyorum tadı damağımda kaldı. Sanki daha fazlası olabilirdi, keşke bir iki saat daha sürseydi, keşke bu kadar çabuk bitmeseydi... Hataları var mıydı, tabii ki, burası keşke böyle olmasaydı dediğim noktalar oldu ama görmezden gerilecek noktalardı.
Ne diyeyim eline sağlık Muschietti...

Gerçi ben bu kadar beğenmiş olsam da, insanların kötü bee dediklerine de şahit oldum. Hatta " erkekler Chastain, kadınlar kral katili için izleyebilir" diye bir yorum gördüm ki,kendi açısından haksız da sayılmaz. Yani konusunu ister beğenin ister beğenmeyin her türlü sizi çekecek bir noktası var filmin. Beğenmezseniz oyuncularla takılırsınız, beğenirseniz korka korka izlersiniz.

Son olarak da doğuştan kızıl saç mavi göz sahibi olan insanlara siyah saç neden bu kadar yakışıyor, ha neden? (bkz. Bridget Regan, Jessica Chastain, Ewan Mcgregor...) ve neden bu insanların çok güzel burunları var? Ben yönetmen olsam Jessica'yı sürekli profilden çekerdim arkadaş.

Spoylır"Bir noktadan sonra korku unsurunun kaybolması -izlerseniz o noktadan nereyi kastettiğimi anlarsınız- filmi kötü yapmış olabilir"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder