Her yazar gibi Çehov'da genç yazarlara tavsiyelerini döktürmüş. Türkçeye
çevirilirken mi dil bu hale dönmüş, yoksa aslında da mı öyle bilmiyorum ama
benim çok hoşuma gitti samimiyeti, sanki böyle arkadaşına "abi bak böyle
yapacan" şeklinde akıl veriyormuş gibi döktürmüş tavsiyelerini. Bir de
resmini ararken farkettim adam bildiğin yakışıklı, karizma bir insanmışkine, aşık mı olsam ki...
Yeni doğan her bebeğin poposuna vura vura
şu sözler kafasına sokulmalı: “Yazı yazmamalısın! Yazı yazmamalısın! Yazar
olmamalısın!” Yine de yazarlık eğilimleri göstermeye kalkarsa, bu kez sevgiyle
vazgeçirmeye çalışılmalı. Sevgi de işe yaramazsa, pes edip “kayıplar” listesine
eklenmeli. Yazarlık öyle bir kaşıntı ki, tedavisi yok.
Yazarın yolu baştan sona dikenler, çiviler ve ısırganlarla kaplı,
dolayısıyla aklıselim sahibi insan ne yapıp edip yazarlıktan uzak durmalı. Yine
de, tüm uyarılara karşın, kaçınılmaz yazgı kişiyi yazarlık yoluna iterse, bu
talihsiz, başına gelecekleri hafifletmek için şu kurallara uymalı:
1. Yazarlığı zevk olsun diye yapmanın, onu meslek edinmekten daha iyi bir
yaşam sağlayacağını bilmeli.
2. Edebiyat arenasında başarısızlığın başarıdan bin kat daha iyi olduğu
kulağına küpe olmalı.
3. “Sanat için sanat” yapmanın, acınası bir malzemeyi işlemekten daha
avantajlı olduğunu aklından çıkarmamalı.
4. Tercihen genç bir asilzade ya da bir lise öğrencisi olmamalı.
5. Mutlaka akli melekeleri yerinde olmalı ve yazarlıkta deneyim edinmeli.
6. Çekingen olmamalı; önüne kâğıdı koyup, eline kalemi alıp, aklına geleni
yazmalı, sonra dosyasını kapıp yayınevi yayınevi dolaşmalı, kabul ettiremezse
yılmayıp kendisi bastırmalı.
7. Kitapları basılan ve okunan bir yazar olmak için mutlaka okuryazar
olmalı ve en azından arpa tanesi kadar yeteneği bulunmalı.
8. Dürüst olmalı; çalıntı bir şeyi özgünmüş gibi sunmamalı, aynı kitabı iki
yayınevinden birden çıkarmamalı, yabancı kökenli bir şeyin yerli olduğunu
savunmamalı.
9. Gerçek yaşamda olduğu gibi, basılı sözcükler dünyasında da edepli
davranmalı; başkasının nasırına basmamalı, mendiline sümkürmemeli,
tabağındakine el uzatmamalı.
10. Yazmaya başlamadan önce bir tema seçmeli, ama Amerika’yı ikinci kez
keşfetmiş ya da barutu ikinci kez bulmuş olmamak için, çiğnene çiğnene tadı
kaçan sakıza dönmüş temalardan uzak durmalı.
11. Hayal gücünü özgür bırakmalı, ama eline hâkim olmalı; ne kadar kısa ve
öz yazarsa, o kadar sık ve zevkle basılacağını unutmamalı.
12. Şöhret peşinde koşmuyorsa ve dayak yemekten korkuyorsa takma ad
kullanmalı, ama asıl adını ve adresini yayınevine bildirmeyi ihmal etmemeli.
13. Ücreti kitap yayımlandıktan sonra almalı, gelecekten yemek anlamına
gelen avanstan kaçınmalı.
14. Aldığı parayı canı nereye isterse oraya harcamalı.
15. Son olarak, bu kuralları bir kez daha okumalı.
Anton Çehov
Almancadan derleyen: Ayça Sabuncuoğlu
Kitaplık, sayı 71, 2004.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder