Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

17 Ocak 2014 Cuma

The Time Regulation Institute

Oprah'ı biliyorsunuz, kendisi her ne kadar sabah programı yapan bir kadın olsa da, aslında o Amerika'da kitleleri peşinden sürükleyecek güce sahip bir insan.. Kadının her yaptığı, her söylediği ülkede büyük olaylara sebep oluyor. Oprah zamanında programının bir gününü kitap kulübüne ayırıyordu. O gün programda belirledikleri kitabı tartışıyorlardı. Ne kadar da güzel bir uygulama.

Ama insanın mal türü sadece Türkiye'ye özgü bir canlı değil, dünyanın her yerinde var böyleleri. Bu uygulaması belirli kitapların reklamını yapıyor, onların çok satanlar listesine girmesini sağlıyor iddiası ile büyük eleştirilere sebep olmuştu zamanında. Kadın da bu sefer klasiklere yönelmişti ama bu durumda da izleyicinin dikkatini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştı. Bir sabah programında Suç ve Ceza tartışmak büyük ilgi çekmez doğal olarak..Programı bitince de bu uygulaması da bitmişti.

Şimdi araya girmek istiyorum da, ülkemizde kendisini Oprah ile karşılaştıran bazıları şu anda bir kanalda geline kaynanaya garip garip hareketler yaptırıyor. Neyse ya da ya ben bir şey demiyorum. Oprah'a dönersek, Oprah bu kitap kulübü uygulamasından programı bitince de vazgeçmedi. Şu anda da internet üzerinden uygulamasına devam ediyor. Oprah'ın kendi sitesi üzerinde kitaplara ayırdığı bir bölüm var. Kadın Amerikan halkının okuması için elinden geleni yapıyor. Ocak ayı için de 18 tane kitap seçmiş. Duymuşsunuzdur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü bu yıl İngilizceye çevrilerek ABD'de satılmaya başladı. Hatta kitap hakkında New York Times'da da bir inceleme yazısı yazılmıştı. Oprah'da Ocak ayı kitap seçimlerine Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitabını eklemiş.
Translated into English for the first time by a major U.S. publisher, this 1954 absurdist Turkish classic probes the collision of tradition and modernity through the story of a man who helps create an organization charged with changing all the country's clocks to Western time.
— Abbe Wright
Read more: http://www.oprah.com/book/The-Time-Regulation-Institute#ixzz2qeo1tTKj

Bunu öğrenince o kadar mutlu oldum ki, sanki kendi kitabımmış gibi. Kitabı çok sevdiğim için sevindim tabii, Ahmet Hamdi Tanpınar'ı çok sevdiğimden dolayı da sevindim, ama işin aslı, dünyada Türk Edebiyatı olarak Elif Şafak ve Orhan Pamuk'un kitaplarının tanınması çok içime oturuyordu. Başka milletlerin Dostoyevski, Victor Hugo, Dickens gibi isimlerle tanındığı edebiyat dünyasında Elif Şafak ile tanınmak bana çok dokunuyordu. Amerikan Edebiyatı deyince dünyanın aklına F.S. Fitzgerald yerine Stephenie Meyer'in gelmesi gibi bir durum bu. Ama Allah'a şükür Penguin yayınevi kitabı İngilizceye çevirmiş, tanıtımını da çok güzel yürütüyor. Umarım daha başka büyük yazarları da çevirirler ve Türk Edebiyatı deyince dünyanın aklına artık Elif Şafak gelmez, hatta önerim Reşat Nuri Güntekin'den başlamaları olur. Yeterli reklam yapılabilirse Reşat Nuri romanları tüm o romantikliği ile ikinci bir Austen vakasına dönüşebilir, kitaplarının konuları, dili, kurgusu buna o kadar müsait ki, her kitabı filmi yapılacak düzeyde. (Austen ile Güntekin'i kıyaslamıyorum, sadece Austen etkisini örnek olarak kullandım.)

Şimdi en büyük hayalim The Time Regulation Institue'yı kitaplığıma eklemek, baktıkça mutlu olacağım çünkü. Ayrıca çevirisini de çok merak ediyorum, itiraf edeyim. Türkiye'de bulabileceğimden emin değilim ama duyan gören, yurt dışına giden varsa haber etsin, büyük sevaba girersiniz.

2 yorum:

  1. hımmm, faydalı bilgi. tanpınar (ona soyadıyla hitap ediyorum) diğer türk yazarları gibi yurtdışını hedeflememiştir herhalde, o yüzden amerikalılara çok özgün gelebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet, amerikan halkı Türk kültürüne, Tanpınar'ın ele aldığı döneme, çok yabancı olduğu için oldukça özgün gelebilir.

      Sil