Blogu kimse için değil de kendim için yazdığımı fark ettiğim an. Karalama defteri, fikir çöplüğü olmuş ya buralar, niye söylemiyon? Lan!
Kaybetmemişsindir, kaybetsen bulamazsın.
Güzel ya da yakışıklı insanlara daha sevecen yaklaşıldığını red mi ediyorsunuz? Hadi canım oradan. Yıllarca uğur böceğini eline alıp, uğur getirdiğine inanırken neden bir arpa böceği görünce tiksinerek üstüne basıyor insanlar o zaman? Aynı kafa işte. Güzel insanlara ayrıcalıklı davranıyorsunuz işte.
Halbuki güzelse ne olmuş. En güzel insanı da en son böcekler yiyecek. Beni de kıvanç'ı da adriana'yı da, ne yani. Adriana'yı uğur böceği beni hamam böceği mi yiyecek, kıvanç'ı peygamber devesi mi dişleyecek...Bırakalım bu işleri bence, çirkin olan her şey adına, bırakalım bu işleri.
Kendimi düşünmekten kafamdaki karakterlere vakit ayıramıyorum. Benim hayal gücümün ön şartı garanti altına alınmış bir gelecek sanki. Belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ortamda yaratıcılığımın odak noktası, nasıl boktan bir geleceğim olacağı üzerine hep. Tek düşünebildiğim gelecekteki benken, fantastik bir zamandaki , paralel evrendeki o karakterlere nasıl zaman ayırabilirim ki... Bazen biri olsa da kendimi düşünmekten beni alıkoysa diye çok istiyorum.
O kadar çok zamanım var ki, hiçbir şeye yetişemiyorum.
Gidecek hiçbir yeri olmayan insan kıyafetlerimi giyindim, hazırım. Gidelim mi?
Çöp bile benden daha çok dışarı çıkıyor, amk!
"Tam da pencereleri yeni silmiştim" dedi Jilet Necla büyük bir mutsuzlukla " neden şimdi yağmur yağdı ki?" Hayatta dair böyle hayal kırıklıkları var işte.
Kolay elde edilmiş mutluluk gibisinden, hiçbir değerin yok.
Kolay elde edilmiş mutluluk gibisinden, hiçbir değerin yok.
Her insan bir köşesine piyano koyabileceği kadar büyük bir salona sahip olmadıkça Türk müziği ateş kenarında bir gitarın tellerinde ergenlik hayatını sürmeye devam edecek.
Buralar eskiden hep tarlaymış ama bakıyorum hala tarla. Buraların hala tarla olması, dedeme kızmama engel olmuyor. İnsan biraz futurist olur, dursun fazla mal göz mü çıkarırcı olur, çıkarcı olur, doyumsuz olur, hepsi benim olsuncu olur. Hadi hepsini geçtim, insan kızını memura gelin verir mi?
Ticaretin en kötüsü bile memuriyetten daha karlıdır.
Şşşt, sus bakayım. Memuru sev, öp başına koy, sakın küçümseme, allah taş yapar.
İçinizdeki gaz kütlesinden evinizde bile rahatça kurtulamıyorsanız, yaşamanın anlamı ne?
17 yaşındayken bile kimse beni 17 yaşında sanmazdı. 12'den 25'e atlamış bir insan 26 yaşında nasıl 17 görünü? İltifatınızın ayarını edeyim.. (ileri seviye matematik)
İnsan her istediğini elde etmeli kafasıyla yaşarsa olmaz. Ben kendim dahil sevdiğim kimseye zarar vermeden şu ömrü tamamlayabilirsem şükredeceğim, dahası yok yani.
"Vaadler memleketinde insan açlıktan ölür" Danimarka Atasözü
Ticaretin en kötüsü bile memuriyetten daha karlıdır.
Şşşt, sus bakayım. Memuru sev, öp başına koy, sakın küçümseme, allah taş yapar.
İçinizdeki gaz kütlesinden evinizde bile rahatça kurtulamıyorsanız, yaşamanın anlamı ne?
17 yaşındayken bile kimse beni 17 yaşında sanmazdı. 12'den 25'e atlamış bir insan 26 yaşında nasıl 17 görünü? İltifatınızın ayarını edeyim.. (ileri seviye matematik)
İnsan her istediğini elde etmeli kafasıyla yaşarsa olmaz. Ben kendim dahil sevdiğim kimseye zarar vermeden şu ömrü tamamlayabilirsem şükredeceğim, dahası yok yani.
"Vaadler memleketinde insan açlıktan ölür" Danimarka Atasözü

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder