Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Amazonlar Türk mü?

Esra ben böyle bir makaleye denk geldim. Ama bana biraz kızılderililer türk şeklinde ortaya atılmış aşırı milliyetçi bir iddia gibi geldi. Sırf bölgeden dolayı sonuca ulaşması ve fazla delil olmaması sebebiyle pek ikna olmadım, ama merak etmekten de geri duramadım. Konu hakkında da benim çok bilgim yok, senin bu konuda artık uzmanlaştığını düşünerek, ne diyorsun bu konuya, bir aydınlatıver beni.

"Arkeolog Dr. Jeannine Davis Kimball Amazon mithinin gerisindeki gerçeği keşfetmek amacıyla yola koyuldu. Gerçek amazonlar kimlerdi?
Yunan mitolojisinde “Aşil (achilles) adlı yarı tanrı savaşçı troya savaşında amazon kabilesinden olan Pentesile (Penthesilia) adlı bir kadın savaşçıyla uzun süre ölümüne çarpışır, gücü tükenen Pentesile her ne kadar Aşil’i çok zorlasa da Aşil tarafından ölümcül bir kılıç darbesi alır. Aşil ölmek üzere olan kadının suratını açar ve bu sarışın kadına âşık olur. Pişman olmuştur...”
Eski yunan kaynaklarında bu savaşçı kadınların şeytan gibi dövüştükleri ve rüzgâr gibi at sürdükleri anlatılır.
Bu kaynaktan yola çıkan Arkeolog Dr. Jeannine Davis Kimball savaşçı Amazon kadınlarının nerede olduğunu ve nereden geldiklerini araştırmak için yola koyulur, yunan mitolojisinde efsaneler yaratan savaşçı kadınların Karadeniz’in kuzeyinden geldikleri, göçebe oldukları, karşılaştıkları erkek egemen toplumlar karşısında hayrete düştükleri, özgürlüklerine bağlı olduğu ve kız çocuklarını erkeklerle savaşmak için yetiştirdikleri birçok yerde anlatılmaktadır ve arkeolojik kazılarına efsanelere kulak vererek Karadeniz’in kuzeyindeki Rusya steplerinde başlatmaya karar verir...
Onlarca eski kurganı açan Dr. Kimball tahmin ettiği gibi aradığını Karadeniz’in kuzeyinde bulmuş, kazılarda çıkan eşyaların ve desenlerin bugünkü Altaylı göçebelerle olan benzerliğine dikkat çekmiş ve araştırmalarını daha doğuda Altay dağlarının eteklerinde yapma kararı almıştır. Bugünkü Kazakistan ve Moğolistan sınırları içindeki kurganlarda yaşayan savaşçı kadınlar amazonların Orta Asya kökenli olduklarını tüm dünyaya ispat etmiştir.
Araştırmalarını hızlandıran Dr. Kimball çevrede onlarca savaşçı kadın kurganı olduğunu keşfetmiş ve efsane kadın savaşçıların Orta Asya kökenli olduğunu ve savaşçı kadınlara o tarihte duyulan saygıyı kanıtlamıştır.
Gözünü tekrar yunan mitolojisine çeviren Dr. Kimball savaşçıların sarışın olarak tasvir edildiğini ve Pentesile’nin de sarışın olduğundan yola çıkarak Altaylardaki yalıtılmış göçebeleri araştırmaya başlar ve Altay dağlarının eteklerinde ıssız bir bölgede yaşayan 9 yaşlarındaki Meryemgül (Mairamgul) ismindeki sarışın Kırgız kıza dikkat çeker...
Meryemgül’ün ve 3000 km uzaklıktaki Karadeniz kuzeyinde bulunan kurgandan çıkan iskelet örneklerini DNA testine gönderen Dr. Kimball çıkan sonuçlar karşısında şok olmuştur...
2500 yıllık savaşçı kadın ve Meryemgül’ün mitokondrial DNA’sı %99,9 oranında benzerdir... Meryemgül’ün 2500 yaşındaki savaşçının torunu olduğunu ve Troya Savaşı’ndaki kuzeyden gelen dişi savaşçıların da kökeninin Orta Asya olduğu yani Amazonların TÜRK olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır!
Amazonlar, inanışa göre yalnızca bir mitos, uydurulmuş bir efsane değildir. Amazonlar, Fatsa ya da Ordu’dan Karadeniz’e dökülen Thermedon ırmağının yakınlarında yaşayan savaşçı kadınlardır. Başkentleri Themiskyra kentiydi.
Amazonlar, Anadolu yarımadasında büyük bir öneme sahipti. Hem tarihçiler hem de mitos yazarları İzmir’in, Efes’in, Sinop’un ve daha pek çok kıyı kentinin Amazonlar tarafından kurulduğunu söylerler. Platon ve Sokrates Anadolu’da yaşayan bu çok kuvvetli ve cesur kadınların sık sık Yunanistan’a akın ettiklerinden bahseder.
Mitolojiye göre Amazonlar savaş tanrısı Ares’le Harmonia (ya da Aphrodite)’nın kızlarıdır. Tasvirlerde çok iyi ok, yay, kargı ve mızrak, iki ağızlı balta (Labrys) kullandıkları ve at sırtında savaştıkları görülmektedir.
Amazon sözcüğünün eski bir Anadolu diline ait olduğu söylenir. Bazı bilginlere göre A-mazon=Memesiz anlamına gelir. Yaylarını daha rahat çekebilmek için sağ göğüslerini kestikleri ve bundan dolayı kendilerine Amazon adı verildiği ileri sürülür. Oysa en erken tarihlerden itibaren yapılmış olan tasvirlerin çoğunda Amazonların göğüslerinin ikisi de görülür. Başka bir görüşe göre Amazon’un A’sı şiddet ve güç anlamına gelir, mazon ise göğüs demektir. Sözcük bu kez memesiz değil, tam tersi geniş ve kuvvetli göğüslü demektir. Bir diğer görüşe göre Amazon kelimesindeki “A”, Türkçe’deki -maz- eki gibi olumsuzluk getiren bir takıdır. “Mazo” ise dokunulmaz demektir. Bu görüşe göre Amazon bir erkek tarafından dokunulmaz olan kadın demektir. Pek çok Amazon kadınının mitolojideki kahramanlarla ilişkisi olmuştur; Hippolyte’nin Herakles, Antiope’nin Theseus, Penthesileia’nın Akhilleus efsanelerinde adları geçer. Bir diğer görüşe göre ise eski Kafkas dilinde “Maza” ay demektir. Amazonların hem ay tanrıçasına hem de önce Kybele sonra da Efes Artemisi’ne taptıkları için Amazonlara bu ad verilmiştir.
Amazonlar savaşta tutsak ettikleri erkeklerle birlikte olup daha sonra onları öldürmeyi adet edinmişlerdir. Bazen de komşu ülkelerle bir anlaşma yapıp komşu ülke erkekleri ile özellikle ilkbaharda birlikte olmuşlar, doğan çocukların kız olanlarını alıp, erkek çocukları onlara vermişlerdir."
Yrd. Doç. Dr. Gülgün Köroğlu

1 yorum:

  1. sis ben bu kadının, jeanine kimball mıdır nedir onun kitabını aldım duruyor henüz okumadım ama bu senenin başlarında çıktı türkçede görünce hemen aldım. çünkü seneler seneler evvel bunun bu meryemgül'ün peşine düştüğü belgeseli izlemiştim tvde. kitapta da şöyle bir göz atınca tek tek bilimsel verileri, dna örneği karşılaştırmalarını falan sayfa sayfa döktürmüş. bana da ilginç gelmişti ilk izlediğimde, öyle ya orta asyada ne arasın sarışın kadın. hakikaten de onca insan arasında birkaç tane o şekilde sarışın dişi var orada. ama son kararımı kitabı okuduktan sonra vermeyi düşünüyorum. bir de amazonların ilk etapta karadenizin kuzeyindeki erkekleri savaşa gittikten sonra idareyi ele alan kadınlardan - bazen sarmatyalı bazen iskit falan denebiliyor - oluştuğu, sonra bu işin içine yunanlar girince gemilerle açıldıkları karadenizde bizim kıyıya düşüp orada yerleşim kurdukları gibi bir hikaye de var. bunun yanında tüm o kuzey steplerinde bulunan kurganlarda ki oraya özgü mezar biçimi o, direkt amazon denilemese bile yöreye özgü şaman-büyücü ve aynı zamanda toplumda saygı gören kadınlara ait gömüler bulunuyor hala. kadın iskeletleriyle birlikte silah benzeri şeyler buldukları için böyle dediklerini düşünüyorum ben. bir de iskelet incelemelerinde kemiklerde silahla yaralanma gibi izler buldukları için. ama tüm bunların toplamı yunan mitlerinde amazon şeklinde tarif edilen bir toplumu gösteremiyor - henüz. daha anaerkil bir toplum yapısı olarak da yorumlanabilir, iyice bir amazonluk yok şimdilik. ben gene de aksi ispatlanmadıkça neden olmasın diyorum. hayalci yunanlar hiç yoktan uydurmadı ya böyle birşeyi. ya da kimbilir hakikaten sakalsız hititleri ya da hattileri gördüklerinde uydurmuş olabilirler yarım akıllılar:p
    kitabı istersen ödünç verebilirim ben daha elime alamam henüz gibi.

    YanıtlaSil