Bugün için üzülerek belirtmek zorundayım ki beş yıllık plan tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirmemi istediğiniz bütün hayaller, ikinci bir çağrıya kadar ertelenmiştir. Herkes işinin gücünün başına dönsün.

19 Nisan 2013 Cuma

Da Vinci's Demons

Duyduk duymadık deme ey ahali, Vinci'li Leo'yu hiç bilmediğiniz şekilde anlatan bir yapım geldi.Ne diyelim o zaman let the spoiler begin! (Şaka lan şaka, spoiler falan yok ki olan yeri de işaretledim zaten, ama ne yalan söyleyeyim,diziye bakış açınızı etkileyecek yorumlarım da yok değil.)

Starz'ın yeni dizisi Da Vinci's Demon ünlü bilim adamı, sanatçı, mühendis, mimar... Leonardo Da Vinci'nin hayatını konu alan bir yapım. Ama aklınıza ak sakallı bir dahinin hikayesi geliyorsa hiç öyle değil.  Hele benden duymuş olmayın ama bu Leo hiç Leo gibi değil, sanırsın Tarkan. Bu hikaye de erken rönasans dönemi Floransa'sında yaşayan 25 yaşlarında genç, kibirli, artiz Da Vinci'nin hikayesi. (Artiz yeminlen artiz, hadi anladık çok yetenekli ve akıllısında muhteşem kılıç kullanmak da neyin nesi, hem de iki elle? Yemezler hacıı! )  İnancın ve özgür düşüncenin papalık tarafından kontrol edildiği bir dönemde, delilik denilebilecek bir dahilikle lanetlenmiş bir Da Vinci.

***Spoiler***

Medici: .....Da Vinci. Noterimin piç oğlu olduğunu söylediler. Ayrıca sorun çıkaran, kibirli, aykırı ve kendi fikirlerini kendine saklamada oldukça yeteneksiz olduğun söylendi.
Da Vinci:  Kibir kendi değerimi abarttığım anlamına gelir. Ben abartmıyorum.

***Spoiler***


Hikaye olarak bir bilim dahisinin biyografisi sanmayın sakın. Kurgu ile tarihin karıştığı bir yapım. Hikaye ilk bölüm itibari ile oldukça başarılıydı. Şahsen izlerken sıkalacağımı düşünmüştüm, çünkü ilk bölüm itibariyle karakterleri yavaş yavaş tanıyacağız, olay olmayacak, ufaktan bir ısınma bölümü olacak ön yargısıyla başlamıştım izlemeye. Ama çok yanılmışım. Hikaye öyle güzel akıp gidiyor ki, izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun. Hele bir Türk unsuru var ki, karakterin kendisi ve hikayeye verdiği yön ilk bölüm için oldukça fantastik ve merak uyandırıcı.



Bir de Downton Abbey'in Lordu Robert Crawley'i dizinin hemen başında görmek cidden hayal kırıklığı yarattı bende, o benim asil ingiliz lordum olarak kalsaydı hep, götünü görmesem iyiydi.

Ee hikaye iyi, tarihi kıyafetler, güzel hatunlar, yakışıklı beyler (laf olsun diye dedim, yok yakışıklı falan), merak unsurunu gayet başarılı kullanıldığı bir kurgu.... bir tarihi diziden daha ne beklenebilir ki. Çok pis entrikalar döneceğe benziyor. Evet ilk bölüm itibari ile benim puanım beş üzerinden dört.


Peki şimdi geçelim o bir puan nereden gitti. Bilgisayar ile tasarlanmış şehir kurgusu çok kötü. Gerçekten çok kötü, muhteşem yüz yılın ilk bölümlerini bildin mi, hah aynı o işte. İnsanlar görüntünün üstünde yüzüyor, arkada dalgalanan yeşil perdeyi görüyorum resmen. Ama yakın çekimlerdeki dekorlar başarılı ona lafım yok. Keşke The Borgias dizisini görsellik olarak kendilerine örnek alsalarmış. The Borgias demişken; hem The Borgias'ı izlemek hem de bu diziyi aynı anda izlemek cidden kafa karıştırıcı olabiliyormuş. İkisi de aynı dönem İtalya'sında geçiyor, ikisinde de ortak karakterler var. Ama görüntü ve her şey o kadar farklı ki. Merakla Da Vinci's Demons'd Cesare Borgia karakterini görmeyi bekliyorum. Sonuçta tarih bu ikilinin yakın ilişkisinden çokça bahsediyor.

Ayrıca Leonardo Da Vinci'yi oynayan aktör'ün bir popstar edasıyla, popstar saçlarıyla dolaşmasını kabullenemedim. Gençliği anlatılıyor da olsa Mona Lisa'yı çizmiş, 1452'de doğmuş, bir dahi. Dahiliğinin çılgınlık yönünün vurgulanması istemiş olabilirler, o değil derdim. Mimikler, hareketler, kostüm, saçlar ile sanırsın Tarkan İstanbul sokaklarında Şımarık şarkısını söylüyor kızlar kovalıyor ya da Ricky Martin bilmem nerenin sokaklarında un dos tres söylüyor gene kızlar kovalıyor, öyle yani. Diziyi izleyin ardından bu iki klibi izleyin, ya da izlemeyin zaten beyninizde görüntüler mevcuttur bu kliplere ait, neden bahsettiğimi gayet iyi anlarsınız. (Gözümde seni gidi fındık kıran diye mırıldanıp, Mona Lisa'yı çizen bir insan canlandı)


2 yorum:

  1. hay yarabbim nihan:D ben de izledim hemen yayınlanır yayınlanmaz meraktan çatlıyordum zaten aylardır reklam reklam, iyice beklentim artmıştı. ama hakikaten iyiydi ya,ben belki bir merlin türü birşey olur dedimdi ama sonuçta starz yapımı,leo'yu böyle bir hale getirmeleri şahane olmuş bence. bayıldım ben onun o tarkan havalarına. valla bak ilk gördüğümde bu ne tip böyle, tıpkı gönül'ün beğendiği ama kalabalıkta dikkat çekmeyen tiplerden bu dedimdi (ehehe:p) ama öyle bir karakter yazmışlar ki senin ricky ve tarkan tespitlerine katılıyorum. bir de bu bir puanı kırdığın noktayı ben xena ve hercules etkisi olarak görüyorum (daha doğrusu ben o ismi verdimdi kendimce). ilk bölüm, hatta ilk sezon acemiliği o esasen. ben mesela o havada yüzen leo çizimleri olayına falan bayıldım ayrıca. bir de o türk olayı gerçeklerden yola çıktıkları birşeymiş ben de diziden sonra öğrendim. leo'nun annesinin istanbul'dan gelmiş doğulu bir köle olduğunu düşünüyorlarmış tarihçiler.ay ben bu konuda bu dizi hakkında falan çok konuşmak istiyormuşum şimdi fark ettim:p

    YanıtlaSil
  2. Leonardo da mı Türkmüş! Ya kuşlu sahnedeki çizim görüntülerini ben de beğendim ama genel çekimler cidden kötüydü. Hani Xena'yı falan biliyoruz eski yapımlar, bütçe filan belli yani kabul edilebilir de, ben bunu çok komik buldum. Spartacus yaptıysa bunlar da yapabilirlerdi bence tamamen görsel departmanın yeteneksizliği. Hayır bir de madem yapamıyorsun öyle sahnelere geniş açılı şehir görüntüleriyle başlama. İnşallah dediğin gibi zamanla düzeltirler, o da düzelirse şahane bir dizi olacak gibi çünkü. Ha bir de oyunculukların da az biraz gelişmesi lazım sanki. Bekleyelim ve görelim.

    YanıtlaSil