Araf'ı halen okuduğunuzu biliyorum, kitap kulübünde tartışacağız bunları, kitabı bitirmediyseniz hiç okumayın bu yazıyı ama kafamdaki ticari edebiyata dair şeyleri, benim beceremeyeceğim şekilde özetleyen bir yazı okudum ve ben bunu buraya yazmadan duramayacağım.
Elif Şafak hakkında yanılmayı çok isterdim okuduğum bu ilk kitabıyla, dünyanın okuduğu bir Türk yazarı için ön yargılarım yıkılsın istedim, çok istedim. Ama ne yazık ki, o ön yargılar kesinleşmiş yargılarıma döndü.
Çok fazla bir şey demek istemiyorum, bu yazdıklarım da tamamen benim kişisel görüşlerim, kitapları binlerce satan bir yazar hakkında ahkam kesemem, ama hala(?) kendi düşüncelerimi söyleyebileceğim özgür bir ülkede yaşadığımıza inanıyorum. O sebeple bunu okuyup da bana "sen kimsin ki?" nefretini kusmasın hiç kimse. Bence Şafak'ın (Shafak mı demeliydim yoksa) Araf'ta yarattığı karakterler bir karakterden çok birer kukla, hem de adi kukla şovlarındaki gibi, yazarın elinde tuttuğu ipleri çok net gördüm okurken. Bir grup insanın hikayesinden çok, her tarafından yazarın kurgusu dökülen kuklaların, hikaye olamamış hikayesini okudum ben romanda. Her yıl yeni bir kitap yazan insandan, zaten edebi bir değer beklenmemesi gerektiğini öğrenmiştim zamanında. Ben en iyisi Daniel Pennac'ın sözlerini paylaşıp, daha fazlasını dillendirmeyeyim.
"Eğri oturup doğru konuşalım: Aynı öyküleri alabildiğine çoğaltmakla yetinen, basmakalıp düşüncelerden yola çıkıp zincirleme üretimde bulunan, iyi niyetli ve güçlü duyguları sömüren, uygun bir kurgu yazmak için güncel olayların sunduğu bütün malzemeleri ganimet bilen, "konjonktür"e göre falan okur kategorisini alevlendireceği kabul edilen filan çeşit "ürün"ü okutturmak için "piyasa araştırmaları"na girişen adına "sınai edebiyat" diyebileceğim bir şey var mı yok mu? Ee, o zaman?
Al sana kesinlikle kötü romanlar.
Neden? Çünkü yaratıcılıktan değil de, önceden belirlenmiş "biçimlerin" kopyasından ibarettirler: çünkü roman gerçeklik(yani karmaşıklık) sanatı iken, onlar bir basitleştirme(yani yalan) girişimidirler; çünkü içgüdülerimizi okşamaya çalışırken merakımızı köreltmektedirler; en önemlisi ne eser sahibi ne de açıkladığını ileri sürdüğü gerçek bulunur onlarda. Kısacası, kalıptan çıkmış ve bizi kalıba sokmak isteyen bir "hazır" edebiyattır bu."
Roman Gibi - Daniel Pennac
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder