Hepinizin bildiği üzere bir sabah evin içine girmiş muhabbet kuşuyla uyandım. Her şeye bu bir işaret gözüyle bakınca, bu duruma sevinmemem olanaksızdı. Gidip loto mu oynasam, yoksa ihtiyaç duyduğum için bana bir arkadaş? gönderdi diye tanrıya şükür mü etsem bilemedim. Ne yalan söyleyeyim çok mutluydum, hayvan kendiliğinden gelip tepeme konuyor, etrafımda uçuşuyor falan, bir de cana yakın...
Ama işler hiç de tahmin ettiğim gibi gitmedi. Hayvan tüm dengemi alt üst etti.
Ertesi gün, sadece bir gün sonra hayvan bir yabaniye döndü. Sabah dışarı çıkmıştım, tam ben de çıkarken o sırada da kuzenim kızı gelmişti. Kuşu merak etmişmiş. Neyse işte eve geri döndüğümde hayvan bambaşka bir haldeydi. Kafesin bir köşesine pısmış, yanına yaklaşınca titremeye başlıyor. Anneme sordum "anne naptınız bu kuşa" diye, "Duru elini sokup duruyordu, korkuttu heralde" cevabını alınca çıldırdım. Annem mutfakta iş yaparken allah bilir ne yaptı hayvana. Ya sanki bok var ya, yemin ediyorum, sanki eve balkondan orangutan girdi dedik. Koş hemen koş. Annemde de suç, çak ağzının ortasına bir tane işte.
Hayvan şu anda hala ürkek durumda. Günlerdir alışsın diye çabalıyorum. Rüzgarı bile yanına yanaştırmıyorum, ama onun ürkekliği geçmesine rağmen yabaniliği artıyor. Bana gene yaklaşıyor da, elime geliyor çok sakince saatlerce konuşarak yaklaşırsam eğer ama kafesinin yanından ayrılmıyor, sürekli tetikte. O öyle yaptıkça ben depresyona giriyorum. Girdim bile.
Allah'ım elime geçen her şeyi bozmak, kırmak, küstürmek zorunda mıyım? Normal olan her şey bana gelince neden anormalleşiyor? Bir haftada hayvanı kendime benzettim, ötmüyor, sürekli tetikte kimseye güvenmiyor, insanlara yaklaşmıyor, yabani, sevimsiz bir şey oldu. O kadar mı sevimsiz bir şeyim, sevilemez bir kişiyim ya, herkesi her şeyi korkutacak ne yaptım ben ki kuş bile benimle 24 saat geçirince yanıma bile yaklaşmak istemiyor. Neden ben böyleyim?
Ben de onu istemiyorum artık. Zaten İngiliz arşidük'ünün kuşumuymuş neymiş, ne zaman yabancı dizi izlesem, müzik dinlesem cak cak ötüyor, susmuyor. Hiç sesi çıkmayan hayvan yabancı ses duyunca cik cik cik. Bir dizi zevkimiz var onun da içine ettin. Sinirlerime dokunuyorsun artık, Allah'ım seni bana ben depresyona gireyim diye göndermiş kesin. "Son bir yıldır mutlu mesut yaşıyorsun, yeter bu kadar sana" demişse tanrı demek, kuşu bana göndermiş. Allah da beni kahretsin. Kuş bile sevmiyor beni.
kuş üstünden varoluşçuluk, tövbe allahım :p
YanıtlaSileheheh :)
Sil